Referandum Erken Analizi…

Öncelikle vatanımıza, milletimize, devletimize ve tüm insanlığa hayırlı olsun inşallah.
Sonuçlar belli olur olmaz, Sayın Cumhurbaşkanı artık gelenek haline gelen balkon konuşmasına çıktı ve söyledikleri, hatta mimikleri her zamanki gibi önem arz ediyordu. Konuşmadan öne çıkan başlık medyanın da desteği ile ‘’patinaj dönemi bitti’’ oldu. Bu sözden hareketle Cumhurbaşkanının gözünden sisteme bakarsak; bu referandum karşı cephenin baştan beri söyleyegeldiği ‘’bir araç değişikliği’’ değil, aslında sadece ‘’lastik değişimi’’ydi. Yani Anadolu tabiriyle ‘’kabak olmuş lastikler’’ yeni ve uzuun bir yolculuk için yerini ‘’sağlam dişli lastiklere’’ bıraktı. Bu sistem değişikliği ile aracın illa ki kayması gerekiyorsa, el freni milletin kontrolünde olacaktı ve gerektiğinde tereddütsüz çekilecekti. Burada önemli olan nokta; yeni lastiklerin ‘’Türk Malı’’ olmasıydı ve bu, Pazar günü millet tarafından kabul gördü. Şimdi sıra diğer parçalarda zira hedef; aracın ‘’MİLLİ’’ olmasını sağlamak. Diyeceksiniz ki o zaman aracı niye komple değiştirmiyoruz ki? Bu aracı bize Buckingham Sarayı tahsis etmedi mi? Kardeşler, hayır cephesi bugüne kadar kendini bununla savundu ve dedi ki araç değişiyor ey millet! Şimdi bende size soruyorum; Daha Pazar akşamı görmedik mi sonucu? Hayırcılar buna inanıp hayır demediler mi?
Bir başka konu idam. İdam gelir mi? Gelir zira bu da ‘’aracın cam silecekleri’’ olur, önümüzü daha rahat görmemizi engelleyenlerin sonunu getirir.
Geçelim başka fasıla; Erdoğan defaatle dillendiriyor yalnızlığını ve diyor ki konuşmasında, Ben bu muhabbetinize, bu sevginize gerçekten aynı karşılığı ‘’verememenin’’ mahzuniyeti içerisindeyim!
Referandum kampanya sürecinde görüldü ki AK Parti içinde ve Erdoğan’ın yakınlarında çok sıkıntı var. Bu süreçte Erdoğan adeta kaşıkla evet topladı, çevresindeki bazı isimler kürekle hayır…
O vakit ilk iş bu sıkıntıyı ortadan kaldırmak olmalı. Çıkan sonuçlar üzerinden MHP’ye yüklenmenin hiçbir anlamı yoktur, önümüzdeki süreç için zararı vardır. Bu süreçte mutlak ittifaklar gerçekleşecektir. AK Parti/MHP/BBP/HÜDA-PAR ittifakı korunmalıdır ki karşı cephede CHP/Ulusalcılar/FETÖ/HDP vardır. FETÖ/PKK operasyonları daha hızlı ve nokta atışlarla sonuç verecektir, tasfiye süreçleri hızını arttıracaktır. Terörle mücadelede artık tek çatıda toplanılmalı ve MİT/Emniyet/Asker birlikte hareket etmelidir.
Bir başka fasıl evet’i getiren yurtdışı oylardan bir tık önde Doğu/Güneydoğu cephesidir. Bölgedeki oran artışı olumlu ve gelecek için umut doludur, iyi değerlendirilmelidir.
51.4/48.6 oranı dış mihrakları ve işbirlikçilerini harekete geçirecektir, kitle eylemleri planlanacaktır. Mısır senaryosu bir beklentidir. Sonuç ise yönetime el koyan Millettir, başarı sağlanamayacaktır. YSK kararları yargıya taşınamadığından ‘’seçim iptali’’ gibi bir sıkıntı oluşmayacaktır.
Bir başka fasıl; Batı’nın işbirliği için ayağımıza gelme süreci başlamıştır. Zafiyetleri çok iyi değerlendirilecektir. Son olarak erken seçim ise Yeni Anayasa için gereklidir, en az 6 aylık bir süreç vardır. Bu süreç içerisinde dillendirilmese de en yakın olur zamanında yapılacaktır.
Oranlar devletin lehinedir. Peki devletin her lehine olan milletinde lehine midir? Hayır. Buradan hareketle devlet seçim sonuçlarının yakınlığından, provokasyonlardan zaman kazanmalı ve kendi saklı planlarını dış mihraklara karşı sergilemelidir. Bu süreçte sonuçlar hem devlet hem millet aleyhine gözükse de, %51.4 ile gelen zafer devletin lehine diye okunacaktır. Devletin planları tek tek gerçekleştikten sonra bu sonucun en faydalı biçimde hem devletin hem de milletin lehine olduğu anlaşılacaktır. Bu arada Erdoğan’ın bahsettiği ama hiç dikkat toplamayan ‘’işaret fişeği’’ vardı…
Mevla bizi son nefese kadar hak yolun yolcusu, o yolda hakkıyla hakkı haykıranlardan eylesin. Her işin doğrusunu Alim olan bilir.
DerinDünya Haber/Serdar Topuz

Kimler Neler Demiş?

avatar
  Subscribe  
Bildir

Benzer Haberler