Bir Kere ‘’Genç’’ Olacağız Şu Dünyada

HER NEFES…01

Şüphesiz her iş, yeri ve zamanında orijinaldir. İslam’ın bizi terbiye eden şeriatında da yerinde ve zamanında yapılan iş değerlidir. Bu minvalde ‘’GENÇLİK’’ zamanında yapılması gereken hususlarda GENÇLİK DÖNEMİ’ nde yapılmalıdır. Tabi yapılmaması gereken hususlarında yapılmaması şartıyla… Yani ihtiyarlayınca yaparım düşüncesinin bizi götürdüğü yanlışlık, nasıl ki başarıya engelse;
ihtiyarken yapılması gereken veya bazı tecrübeler, bilgi birikimleri vs. gerektiren konuların bizim için en verimli olacak yaşı, zamanı beklemeden yapılacak işlerde bizi bir yanlışlık içerisinde başarısız kılacaktır. Burada giyim-kuşam tarzında dahi yaşa göre hareket ettiğimiz örneğini vererek, yaşa göre hayat tarzının önemini vurgulayalım. Yaşa göre ‘’hayat tarzı’’nıda, ‘’GENÇLİK DÖNEMİ’’ hayat tarzı diye daraltalım ve ‘’GENÇLİĞİN ÖNEMİ’’ni anlatarak, ne yapılması gerektiğini aktaralım, aynı zamanda nasıl başarılı olunacağının sırrına vakıf olmaya da koyulalım.

Tüm yaratılmışlar içinde şeytanın dahi bir misyonu yani bir yaratılma gayesi, sebebi olduğu gibi şüphesiz canlı cansız her varlığın bir misyonu vardır. Bu neticeyle her insanoğlunun akıl baliğ olduktan sonra yani erkeğin erkek olduğunu, kadının kadın olduğunu anlayabildiği, o şuura sahip olduğu döneme girdikten sonra ‘’standart olarak’’ namaz gibi oruç gibi vs. olarak yapması gerekenler vardır. Bunların dışında birde üstün olduğu, yetenekli olduğu yani ‘’kalemi güçlü olanın yazması’’, ’’dili güçlü olanın konuşması’’ gibi becerisinin yüksek olduğu herhangi bir noktayla ALLAH’a hizmet etmesi o şekilde emir ve yasaklarını uygulaması gerekmektedir. ALLAH’ın bu şekilde kabiliyet sahibi kullarından beklediği hizmet sürecinde hiçbir kulun ‘’boş zamanı’’, ‘’dinlenecek zamanı’’ veya ‘’tatil günü’’ de yoktur! Burada tatil gününü açıklama gereği dahi duymuyorum. Onun dışında boş zaman derken bir günün içerisinde farzlar ve günlük işler yerine getirilir, sonrasında da ALLAH’ın dininin galip gelmesi için mesela kalemi güçlü olanın yazı işini tamamlaması gerekir. Arda kalan zamanda ise elbette ki yapılacak ameller sonsuz olduğundan kendini başka işe yöneltir. Dinlenecek zaman ise sadece uyku için geçerlidir. Burada da, bilindiği üzere ameller niyete göre halis olunduğundan niyetin yine ALLAH’ın dininin galip gelmesi için mücadele olmasıyla birlikte mücadele içinde sıhhatli olmak gerekeceğinden bir süreliğine ‘’uyku’’ sayesinde dinlenmek düşüncesiyle, yatağa girilmeli ki o uykuda dahi kul ibadet etmişçesine sevaba erişmiş olsun.

Burada durup bir düşünelim ve bir not bırakalım:
Uykuyu dahi gereğince uyguladığımızda ibadet sayan bir İslam! Ve bu İslam’a iman etmiş olan bizler ‘’ibadet’’ denilince aklımıza sadece namazı, orucu, cihadı getirmekle eksik iş yapmış olduğumuzun da farkına varmalıyız. Aldığımız her nefeste ibadet etmiş olmanın şuuruna ve durumuna yönelmeliyiz. İşte ilk ‘’sır’’ burada bulunmakta! Yani kendi kendimize bugün ALLAH için ne yaptın sorusuna namaz kıldım, sadaka verdim’ in üzerine RABBİM için bugün; okula gittim, işime gittim, temizlik yaptım, uyudum, bir topluluğa konuşma yaptım, evlendim, araba sürdüm hatta bugün bir kulunu daha sevdim diyebilme durumuna ulaşmamız gerekiyor. Alınan HER NEFES’ in ALLAH için olması gerekiyor.

Gürkan Mert Güven

Gürkan Mert Güven
Gürkan Mert Güven

Latest posts by Gürkan Mert Güven (see all)

Kimler Neler Demiş?

İlk Yorum Hakkı Senin!

avatar
  Subscribe  
Bildir

Benzer Haberler