Yavuz Sultan Selim Kendi Geliyor!

A. Elif Alkan
A. Elif Alkan

Latest posts by A. Elif Alkan (see all)

Osmanlıların namlı padişahı Yavuz Sultan Selim, tahta çıkar çıkmaz Ortadoğu’ya bir sefer düzenlemişti. Bu seferde İran şahını yendi. Mısır hükümdarlarının ordularını dize getirdi. Mısırlılardan, ilk olarak Dulkadir / Maraş dolaylarını aldı. Bunun üzerine Mısır Memlûk / Kölemen Sultanı Kansu Gavri, protesto gayesiyle İstanbul’a bir elçi gönderdi. Mısır elçisi uzun bir yolculuktan sonra Osmanlı ülkesine ulaştı. Ayağının tozuyla padişahın huzuruna çıktı: “Hutbelerde sultanımızın adı okunan memleketleri iade ediniz.” isteğinde bulundu. Hutbe, cuma ve bayram namazlarında cami minberlerinden imamlar tarafından okunan dinî nutuktu. Bu nutukta, halifenin ya da ülkenin padişahı adına dua edilirdi. Bu faaliyet de “adına hutbe” okutmak olarak isimlendirilirdi. Adına hutbe okutmak ve sikke denilen madeni para çıkarmak hükümdarlığın alametlerinden sayılırdı. Mısır sultanının uyarısı üzerine padişah, elçiye döndü: “Sultanınıza söyleyiniz.” dedi. “Hutbe ve sikkede adının korunmasını bizim memleketimiz olan Anadolu’da değil, kendi ülkesi Mısır’da düşünsün.” Bu sefer cevap verme sırası elçiye gelmişti; ancak o, şaşkındı; “Ben, bunları sultanıma nasıl söylerim.” diye sordu. “İyisi mi; siz bir elçi gönderin de bari o söylesin. “  Bunun üzerine, padişah, elçi ile olan görüşmesini şöyle bitirdi; “Bir karşı elçiye lüzum yoktur.” dedi. “Nasılsa, çok yakında ben geliyorum Nil ülkesine. Orada şahsen söylerim. Siz, şimdilik selâmlarımı götürün yeter.“ ***

Ayşe Elif Alkan/D.D Tarih Anekdotları

Benzer Haberler