Osmanlı Tokadını Atmanın Tam Zamanı

Burak Ağca
Burak Ağca

Latest posts by Burak Ağca (see all)

Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşundan beri,bir çok tehditten dolayı,Batılı Devletlere peşkeş çekildiği ortadadır.Osmanlı ruhunu yok etmek isteyen güçler devletimizi ve milletimizi sürekli baskı altında tutup bizi tarihin tozlu raflarında yer almamız için elinden gelen gayreti gösterdiklerini,son derece haince saldırılarına maruz kaldığımızı hepimiz biliyoruz.Şer güçleri bir yandan ekonomik,sosyal,psikolojik baskı altına alırken milletimizi de maneviyat konularında zayıflatmak istiyorlar.Bunu yapmak isteyen güçler ne hakka ne hukuka riayet etmiyorlar.İnsan hakları,demokrasi diye insanların nefsine hoşuna giden ve insan fıtratının baş olma isteğini kullanarak demokrasi,hukuk adı altında bir çok halt yiyorlar.Batılı Devletlerin ne kadar acımasız ve antiinsanca politikalar üretip uyguladığını aklı başında olanlar anlıyor;lakin teffekür etmeyen bazı kitleler onların medeniyetine hayranlık duyarak kendilerininde dejenerasyona uğruyorlar zihin dünyası ve duyguları değişmiş kitleler en ufak fitnede sokaklara çıkarak vatanına,milletine zarar veriyorlar.Güya devletin ve milletin bekası için.

Osmanlı kuruluşunda dünyaya adaleti,insanlığı yaymayı Allah’ın rızasını kazanmak onun dinini yaymak dünyanın başına bela olmuş olan bu insan müsvetteleriyle gücünün yettiğince baş etti;amaç cihan imparatorluğunu kurarak Allah’ın dini olan İslamı yaymak ve dünyayı yaşanabilir hale getirmekti.Gücünü İslamdan alan Devlet-i Aliye inşa ettiği medeniyeti sürekli insanların müreffedini düşünerek hem maddi hem manevi imkanlarını kullanmaktan hiç bir zaman çekinmedi.Nerede bir mazlum varsa kanayan yarasına merhem olmak için en güçlü devletleri dahi bütün ihtişamıyla karşısına dimdik dikildi.Size soruyorum bu adamlığı kaç devlet yapabilirdi şahsi fikrim Osmanlı dışında hiç bir devlet yapamazdı.Osmanlının başında bulunana padişahlarımız Allah’ın yeryüzündeki halifeleri olduğu için her işlerini Allahsın rızasını kazanmak için yapıyorlardı.Devletin bekası için için çıkarılacak kanunları Şeyhülislama bu kanun uygun mu değil mi? diye soruyorlardı.Şayet uygunsa kanun çıkarılır,şayet kanun şeriata aykırıysa çıkarılmazdı.Tüm gaye Allah rızası içindi.

1299 yılında kurulan beylik zamanla devlete dönüşerek işleri daha profesyonelce yaptı.İlk medresenin Osman gazi tarafından kurulup devletin ilime yatırımını arttırdı.Devlet medresesiyle, şifahanesiyle, adaletiyle,güvenliğiyle dünyada yıldızı parlayıp geleceğe göz kırpıyordu adeta.Devletimizde bu gibi güzel gelişmeler olurken kendi medeni olduğunu zanneden Avrupa engizisyon mahkemelerinde bilim insanlarına dahi türlü türlü işkence yapıyorlardı.İki medeniyet arasındaki fark bu kadar açıktı.Medeniyetimiz insanları kazanma yoluna giderken Batı Medeniyeti ise başta Papanın siyasi anlayışı ve kilisenin dünyevi hırslarından dolayı ciddi bir kıyım sergiliyordu. Avrupa’da ki bilim adamları istediği gibi konuşamıyor,yazamıyor,kendi ifade edemiyordu öyle bir diktatörce anlayış vardı ki,değil yabancılara kendi milletindeki insanlara dahi kan kusturuyorlardı.

1453 yılında İstanbul’un fethiyle Devletimiz imparatorluğu geçerek artık kısa bir süre sonra süper güç olmayı başardı.Bu arada Avrupa’da büyük bir telaş vardı.Osmanlının ayak sesleri Avrupayı inletiyorlardı;çünkü imparatorluğumuz vizyon sahibiydi,gözü pekti Allah’dan başka kimseden korkmuyordu.Avrupa hem askeri hem siyasi altında baskı altındaydı.Devlet o kadar büyük düşünüyordu ki İstanbul fethinden sonra en büyük isteği kızıl elmayı yani Romayı almaktı.Eğer Roma alınsaydı Hristiyan birliği darmadağın alacaktı bu durum dünyanın kaderini değiştirecekti.Devlet ilk adımı attı İtalyanın Otronto şehrini fethetti.Bu fetihten sonra sıra Roma’daydı.Papalık başta olmak üzere Avrupa’da büyük bir korku sarmıştı, içten içe bir kin vardı Türklerden nefret ediyorlardı.Ne var ki Fatih Sultan Mehmet zehirlenerek Allah’ın rahmetine kavuştu.Allah Sultanımıza gani gani rahmet edip mekanı Cennete Ala olsun.Allah şefaatine de nail etsin bizleri.Amin.Nihayetinde hem Sultan,hem Alim,hem Evliyadır.

Bu olaylar olduğunda araya Yahudilerin Avrupa’ya vermiş olduğu gemi teknolojisi sayesinde İspanya,Portekiz gemilerle dünyaya açıldı.Güney Amerika’da gemiler dolusu altın envay çeşit değerli taşı Avrupa’ya getirdi. Avrupa’nın zenginleşmesiyle artık işler Avrupa’nın lehine gelişiyordu.Bu coğrafi keşiflerle dünya ticaret yolları değiştiği için Osmanlı ekonomisi zayıfladı.Dünyada artık zulüm yüzyılları ufukta gözükmeye başladı.Sömürgecilik yüzyılı coğrafi keşifle başladı.Dünya yeni bir çağa giriyordu.

İngiltere’de Eşkanaz Yahudilerinin verdiği buhar makinesi ile İngiltere de sanayi devrimi yaşandı böylelikle üretimde insan faktörünün önemi azalıyordu.Avrupa artık daha güçlüydü ve medeniyetiyle dünyayı ele geçirmeye başlıyordu.Bu gelişmelerden dolayı Osmanlı savunmaya geçip Avrupa tüm kiniyle bize saldırıp devletimiz zor duruma düşüyordu.Adete geçmişin hıncını alıyorlardı.Osmanlının bozulan ekonomisine rağmen devletimiz dünyadaki teknolojik gelişmelere takip edip ülkede reform üzerine reformlar yapılıyordu.Borçlanan devlet borçlarını sistemli bir şekilde ödemek için Muharrem kararnamesiyle Duyun-i Umumiye kuruldu.Balta limanı anlaşmasıyla devlet artık yarı sömürge durumuna düşerek ülkede kaos durumu fitilleniyordu. Devletimiz daha sonra 1.Dünya savaşının çıkışıyla yıkılıp küllerinden Türkiye Cumhuriyeti denen Lozan cumhuriyetini kurulup batılıların kukla devleti kurulmuş oldu maalesef.

Türkiye Cumhuriyeti’de Batılıların bitmek bilmeyen kininden nasip aldı.Devletimiz 10 Yıl İngiltere,10 yıl Almanya’nın yönettiği ülke durumuna düşüp nefes almamız engellendi.Ülkedeki en ufak gelişmeden rahatsız olanlar darbeyle ülkenin bekasına zarar veriyorlardı bugün olduğu gibi.Bir yandan ekonomik kıskaçlar bir yandan terör gruplarının desteklenmesiyle çıkan kaos ortamı,bir yandan bozulan komşuluk ilişkileriyle ülke geleceğini göremez hale getirildi. Devletin başında demokrasiyle getirilen hain bürokratlar devletin temeline dinamit döşüyorlardı.Dünyadaki kapitalizm ve sosyalizm olmak üzere ülkeler 2’ye bölündü.Devlet bir karar vermek zorunda kaldı ve Sovyet Rusya’nın komünist tavırları devletimiz ve milletimiz tarafından ilgi alaka görmedi.Ne yapılması gerektiği karar verildi.İstikamet bize kin kusan Batı medeniyetiydi.Öncelikle Sovyetler Birliğinin yayılmacı politikasından korkan Ankara rotayı ABD ye çevirdi.NATO denen şeytan ordusuna girmek için Kore ye asker çıkartıldı.Sonuç ABD ve müttefik orduları rahat etti işin hamballığını yapan Anadolu evlatları oldu.Nihayetinde NATO’ya girdik. Bununla da yetinmedik 1963 yılında resmi olarak Avrupa çelik ve kömür topluluğuna başvuru yaptık.Bu topluluk ismi 1993 yılında Avrupa Birliği adı altında dünyada güç kutuplarından biri oldu.1963 yılından beri girmek istediğimiz AB ne en büyük peşkeşlerden biri Gümrük birliğine girilerek verilmiş oldu.Bunun anlamı nedir?Bunun anlamı AB sanayileşmiş ülkelerinin malları ülkemize rahat giriyor vergi vermiyor malları daha çok satarak ülke kaynaklarını devletlerine aktarılıyordu.Bu sistem sanayileşmiş ülkelerin işine geliyordu ;lakin bizim gibi sanayisi çok da gelişmemiş ülkeler ürettiği malları Avrupa’ya satsa bile onların ihracatı bize nazaran daha fazla olduğu için ciddi ticari açık ortaya çıkıyor bu durum ülkenin fakirleşmesine yol açıyor.Gümrük birliği demek kapitülasyonların başka bir versiyonu demektir değişen sadece isimdir.

Avrupa birliği Schengen alanı kurarak topluluk içinde serbest dolaşıma izin veriyor Avrupalı sanayici ve tüccarlar rahat dolaşıp malının reklamını rahat yapıyorlardı;lakin ülkemizin sanayicileri ve tüccarları Avrupa’ya gitmek istediği zaman vize engeline takılıp ticari kayıpların uğramasıyla Gümrük Birliğinin bize verdiği zarar kat ve kat artıran bir etmendir.Bu durum kabul edilebilecek bir durum değildir.Avrupa Birliği ikili oynuyor ve dünyanın en iyi tiyatro oyuncularınının bile papucunu dama atıyordu.Bitmek bilmeyen müzakarelerle hem devletimizin hemde milletimizin tepkisini çekiyordu.İnsanlar artık AB ne kuşkuyla yaklaşıp AB girmek için desteklerini azaltıyorlardı.

2000 yılında Almanya’nın öncülüğünü yaptığı Euro denen para biriminin tedavüle geçirilmesiyle Doların karşısınarakip çıkarıldı.
Bu durum Avrupa’da hayatın daha pahalılaşmasına neden olarak birlik içinde muhalif seslerin çıkmasına neden oldu.Avrupa’da satın alma gücünün düşmesi ve birlik içinde serbest dolaşımlardan dolayı müreffeti daha fazla olan devletlerin diğer Avrupa ülkelerinden göç alarak birliğin zengin devletlerini zora soktu.Bu durum Avrupa’da ırkçılığı yaygınlaşmasına zemin hazırladı artık Avrupalılar kendi birliğin içindeki insanlara bile tahammülü fazla yokken bir de siz düşünün birilik dışındaki özellikle de kıta dışında insanlara hiç tahammülü yok artık.Vizeyi bile zor veren bir Avrupa’nın bu kadar bencil politikaları insanların tepkilerine neden oluyordu.

2008 yılında çıkan ekonomik özelikle Yunanistan,İtalya,İrlanda,Portekiz,İspanya’da adeta şok etkisi yarattı.AB Yunanistan’ın düşmemesi için borç üzerine borç vererek ülkenin bekasına zarar veriyordu.Kemer sıkma politikalarıyla ülkeyi yaşanmaz hale getiriyorlardı.Bu durumu gören devletimiz ve milletimiz artık AB’ye sıcak bakmıyorlardı neden baksınlar ki yüzyıllardan beri bize kin kusan,vizeyi bile zor veren, bizi istemeyen birlikte bir de ekonomik kriz çıkınca insanların bakış açısı değişti.Eskiden milletimiz AB’ye girmeyi desteklerken artık desteklemiyor.Millet adeta AB’den nefret eder duruma geldi desek yalan olmaz.AB verilen onca peşkeşe rağmen birliğe alınmamamız insanların Avrupa’nın dürüst bir birlik olmadığı,bizi istemediği apaçık ortaya çıktı.İnsanlar artık daha bilinçli ve eskisine göre daha fazla muhafazakar ve vatanseverlik duygularına sahip olduğu şu zamanda insanlar özüne dönemeye başladığı için hamdolsun,tiyatroyu görmeye başladılar.

Avrupa’nın yıllarca destek verdiği terör örgütleri devletimiz ve milletiz çok zaiyat vermiştir maalesef. Bu durum ekonomiyi ciddi baltalama operasyonlarından sadece biriydi. PKK,PYD,FETÖ’ye verilen desteği artık herkes görebiliyordu.Bu millet PKK lı teröristlerin Avrupa eğitim aldığı,korunduğu,maddi ve manevi destek aldığı aşikardır.Ayrıca NATO ya üye olmuş olan devletler de bu teröristlere destek veriyor bu gerçekte çok kahpece ve kabul edilemez bir durumdur.Batıdan bize asla ve asla dost arkadaş olmaz,Rusya’dan bize dost ve arkadaş olmaz Rusya sadece kısa yada orta vadede bize dost olabilir lakin Bizans’ın kırıntılarından kurulmuş devletten dost olur demek ahmaklıktır. İstanbul’u ve boğazları isteyen Akdeniz’e inmek isteyen Rusya mı bize dost olacak?

Peki ne yapmalıyız Milletimizin önüne tarihi bir fırsat geldi zemin hazır baştakilerin işi eskisine göre daha kolay batıya rest çekmesi daha basit çünkü halk desteği var.Yapılacak olan Avrupa birliğiyle referandumlara devam mı yoksa bu iş burada bitsin mi ?diye referandum için sandığa gidilip hep birlikte Avrupa Birliğini istemiyoruz demek Avrupa Birliği’ne resmen ‘OSMANLI TOKATI’ etkisi yaratarak dünya çapında bu tokatın sesi duyulur.Referandum sonrası sen kimsin bu kadar artistlik yaptığın yeter denir tabi makale yazarı olarak seviyeyi düşürmemek adına yazmak istediğim bazı ağır sözleri yazmadım siz ne demek istediğimi anladınız.Bu referandumdan sonra Cumhurbaşkanımızda dayak atarcasına okkalı sözleriyle iş taçlanır derim.Gümrük Birliğinden çıkmak gerektiğini düşünüyorum;lakin bu Gümrük Birliğinden çıkarsan vergiler yükseleceği için Avrupa’dan gelen malların fiyatında yükselme olacak zaten yükselen kurlardan dolayı ithal mallar pahalı birde vergilerden dolayı halkımız bunalabilir o nedenden dolayı Gümrük Birliğinden bir çırpıda çıkmak zor ciddi ciddi düşünülmesi gereken bir konudur.Avrupa Birliği müzakerelerinden bir an önce noktayı koymak zorundayız. Brexit etkisinden sonra Birlikten ayrılan Birleşik Krallık’ta milletimiz tarafından örnek teşkil edeceğinden dolayı devletin işi daha da kolaylaştı;çünkü bu konuda İngiltere Avrupa’ya örnek teşkil ediyor.

Diğer bir mesele artık 2025 den sonra dünyada izm ler oculuk buculuk ciddi ölçüde bitecek zaten NATO işlevini bitirdi denebilir.Neden bitti?Çünkü :Sovyetler Birliğinin çökmesiyle dağılan Varşova paktının bitmesi ve NATO daki bazı devletlerinin teröristlere verdiği destekten dolayı çıkmak elzem olmuştur.Devlet bu duruma kamu oyuna çok rahat anlatır hatta hatta en güçlü muhalefet gruplarına dahi anlatabilir kanısındayım.NATO’dan AB’den bize dost olmaz.Bize dost olacak tek müttefik Sünni Müslümanlardır bu böyle biline.Batı hayranı olan insanlarda saflarını tam olarak belirlesin yapılacak referandum şeref meselesidir buna rağmen ben AB kalmak istiyorum diyecek kişilerin şerefinde,haysiyetinden şüphe duyarım herkes aklını başına alma vakti geldi de geçti bile.

Türkiye’nin jeopolitik ve jeo-stratejik öneminden dolayı Avrupa’nın kesin bir dille dışlamaya yeltenemediği aşikardır.Bizim yeraltı ve yer üstü zenginliklerimiz,beyin takımının,devlet adamlarının,milletin birlik ve beraberliği sayesinde altından kalkamayacağımız yük yoktur İnşallah.Biz sadece ve sadece Allah muhtacız.Biz yeter ki Allah’ın dini olan İslamı yaşayalım emin olun Allah bu devleti ve milleti her zaman yükseltecektir.Başımıza ne geldiyse zaten ecnebilere benzemek ve onları taklit etmekten geldi.Aslında o kadar güzel kültür ve medeniyetimiz var ki.İstesek Avrupa’daki şehirlerden çok daha kalite şehirler inşa ederiz;çünkü biz öyle bir milletiz ki bir çok kültür ve medeniyetle iletişime geçip kültür seviyesini yükselme kabiliyeti olana bir toplumuz.Dünya görüşümüzü geliştirme ve yeni ufukların açılmasında ciddi bir avantajdır.Sanat olarak da üst düzey bir toplum olduğumuza inanıyorum.Estetik duygusu yüksek olan bir medeniyetin çocuğu olarak neden Avrupa’nın sanatına,müziğine bu kadar aşk düzeyinde bağlı olmanın pek akıl karı olmadığını düşünüyorum.Biz yıllarca bu milleten bir şey olmaz denip aşağılık kompleksi veren güçler bizim Avrupa’ya muhtaç olduğumuzu fikrini aşıladılar.Yapmamız gereken İslamı yaşamak,dinimizi,dilimizi,medeniyet ve kültürümüzü koruyup geliştirmektir;ancak böyle saygı görürüz yoksa birilerini taklit etmekle sadece sömürülmüş adam muamelesi görüp saygınlığımızı yitiririz.Sonuç olarak yapılacak olana referandumda hep birlikte Avrupa sana ve medeniyetine,sömürü düzenine,senin tiyatroculuğuna,zalimliğine canı yürekten kabul etmiyorum bu sana ‘OSMANLI’NIN TOKADI’ olsun müzakereler burada kopsun bu işe burada noktalayalım siz yolunuza biz yolumuza deyip güzel bir cevap verelim.Bu durum itibarımı arttıracağı gibi öz güvenimizi de artıracağı aşikardır. Allah’a emanet olun,kalın sağlıcakla.

BURAK AĞCA/D.D Haber

Kimler Neler Demiş?

İlk Yorum Hakkı Senin!

avatar
  Subscribe  
Bildir

Benzer Haberler