CHP ve DerinDünya’dan ‘’ÖZGARDAŞLIK HATIRALARI’’

Ülke olarak yoğun bir gündem içerisindeyiz… Sağ olsunlar, takipçilerimizde kafaların karıştığı bu yoğunluk içerisinde bizlerden olaylara açıklık getirecek yorum ve analizler beklemekte. Sorular birikmiş durumda… Lakin bu seferlik şahsımı mazur görsünler. Zira bu yazımda DerinDünya’ nın bir parçası olduğum için beni onurlandıran onlarca olay arasında, sadece birinden bahsetmek istiyorum…
Arzum; bu ailenin her üyesinin nasıl bir yol ve yolculuk içerisinde olduğunu görüp, daha çalışkan ve daha azimli bir şekilde yolculuğuna devam etmesi…

Yıllar önce pek çoğumuzun Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ağzından dinlediği bir acı Boraltan hatırası vardı… O hatırada Azerbaycan-Türkiye öz gardaşlığının hükümet ve yönetici bazında ne durumda olduğu aktarılmaktaydı.

Hatırlayalım… Erdoğan, o konuşmasında şunları söylemişti: ”1945’te, 146 Azerbaycanlı Aydın, Stalin zulmünden kaçıyor. Aras Nehri üzerinden Boraltan Köprüsü’nü geçiyorlar ve Türkiye’ye sığınıyorlar. Azerbaycan Türkleri öz gardaşlarının yurduna gelip, öz gardaşlarıyla kucaklaşıyor. Stalin, Türkiye’den bu Azerbaycan Türkleri’nin derhal iade edilmesini istiyor. Dönemin CHP hükümeti, Aras Nehri’nin kenarındaki sınırdaki karakola telgraf çekiyor, İnönü iş başında o zaman ve mültecilerin iade işleminin gerçekleştirilmesini istiyor. Karakol komutanı gözlerine inanamıyor, kulaklarına inanamıyor. Emri defalarca teyit ettiriyor. Ancak Ankara’dan, CHP hükümetinden kesin ve net emir geliyor, ‘Azerbaycan Türkleri’ni teslim edin’. Durumu anlayan Azerbaycan’lılar, Türk askerlerinin boynuna sarılıp yalvarıyorlar, ‘Ne olur bizi teslim etmeyin. Bizi burada siz kurşuna dizin, kendi toprağımızda, kendi öz gardaşımızın, kendi bayrağımızın altında bizi öldürün’ diyorlar. Ancak Ankara’dan gelen emir net… Boraltan Köprüsü’nü geçen Azerbaycan Türkleri, köprünün hemen karşısında Türk askerlerinin, Türk subaylarının gözleri önünde elleri bağlanmış olarak infaz ediliyor. Karakol komutanının bu elim manzara sonrasında intihar ederek canına kıydığı söyleniyor. Bu acı hadiseden geriye çok ama çok acı bir ağıdın dizeleri kalıyor.”

Boraltan bir köprü, aşar geçer Aras’ı,
Yuğsan Aras suyuyla, çıkmaz yüzün karası.
Düşman bekler karşıda, önüne kattı beni,
Can alınan çarşıda, gardaşım sattı beni.
Dönüp seslendim geri, merhametsiz birine,
Beni siz vursaydınız, şu gavurun yerine.

Evet dostlar bu hüzün dolu acı hatıranın üzerine, biz DerinDünya olarak neler yapabilmekteyiz?
Neleri düzeltebildik? Neleri başarabildik? Acılara nasıl merhem olduk?

Bilindiği üzere Ahmet Yozgat ağabey YouTube kanalını kurarken, buna ek olarak takipçilerimize verilen bilgileri, yorumları ve fikirleri yine takipçilerin fikirlerini, eleştirilerini, görüşlerini dillendireceği bir nevi tartışma ortamı da olan Forum.Derindunya.com‘u açması üzerine özgür, özgün ve edepli bir biçimde ailemize katılan yüzlerce kardeş ile farklı türdeki pek çok konuyu ele alıp, tartışmaya koyulduk…

Bir dönem sonra Forum.Derindunya.com‘da Ahmet Yozgat ağabeyin çalışmaları ve desteği üzerine de bazı kardeşlerimizle makaleler kaleme almaya başladık. Ve çok şükür ki; o makaleler bir süre sonra yazılı basında da yayınlanmaya başlarken, kardeşlerimizde tek tek ‘’yazarlık’’ ünvanına erişmiş oldu. Peki bu gelişmeler DerinDünya’ ya yeter miydi? Elbette ki yetmezdi, yetmedi de. Sabır ve sebat ile devam ettik…
Bir vakit sonra DerindunyaHaber’i haber sitemizi hayata geçirdik… Eli kalem tutan ‘’DD Yazarlık Akademiyası’’ yazarlarına bir de köşe yazarlığı alanı açtık.

Bir eğitim üssü haline gelen DD Yazarlık Akademiyası bünyesine, gün geçtikte yeni öğrenciler katmaktaydık. Bu çerçevede forum’da yetenekli ve azimle uğraş veren kardeşlerimize de davetler göndererek katılımlarını arzuluyorduk… Birkaç gün evvel de, uzun zamandır ailemizin bir parçası olan Can Baycan’ lı sevgili dostum Azer’e de bu hususla ilgili bir davet gönderdim. Davet gönderdiğim kardeşlerimiz arasında Azeri’ in cevabını farklı bir heyecan içerisinde bekliyordum ki o; bu makaleyi kaleme almama sebep olan cevabı geldi. Şu an cevabı kendisinden de izin aldığım şekilde, üzerinde hiçbir oynama yapmadan ve olduğu gibi siz değerli okuyucularıma aktarmak isterim;
Sevgili Serdar Topuz abi, ALLAH hepinizden razı olsun, ben yazmakdan cok okumayi seven bir kardeşinizim, derin dunya aylesinin bir uyesi olandan çok bilgiler oyrendim ve aklimda olan bazi şeylerin cozmeye yardimci oldunuz, bir kaç ay bundan once benim hayatim tamamen baska bir yonde gidiyordu ve bana yakismayan bazi dunyavi işlerden zovk aliyordum ve yarını uyandık da pişman oluyordum ,ama çocuk yastan hep umetin milletin gidisi beni düşündürüyor ve üzüyordu. Elimden bir şey gelmemesi beni bazan agladi, bazan yandırdı, çunki etrafıma insanlara bakıyordumda çok insanın dunyada basimiza gelenlerle ilgilendirmiyordu, herkes nasil para kazanmak ve keyf içinde yasamak derdindeiydi. Anliyorum insan çalismagi ve para kazanmagi dusunmeli elbet. Ama aslini, kim oldugunu unutmamak sartiyla. ALLAH butun babalarin canini sag eylesin, benim babam ticaretçidir. Azdan çokdan sonsuz şükürler olsun paramız oluyor aç kalmiyoruz, babam hep bana söyler ki para kazanmagina bak dunyanın derdi sanami kalmis. Babamdir nederse dogru der. Biz boyle gorduk ve sayqimizdada kusur yapmadik, ama ben babama deyemiyordumki o benden asili diyil.
Ahmet Yozgat hocamin bir vidyosunda ‘’genlerimize yazilmisdir’’ demesinden anladimki ben yanlis dusunmuyorum, çunki hep aklimdayiydiki herkes isinen oldu zaman ben neden olamiyorum.
Neyse yukarda dediyim gibi dunya zovklerimi hepsinen uzaklasdim cok sukur. Demem o ki Serdar Topuz abim derin dunyala tanis olandan anlamaga basladimki herseyin oz vakti vardir ve umetim milletim icin sabri oyrendim. Yarın obur gun top yekun bir savas çıksa ilk isim yalin ayaklarlada olsa Ankaraya gelmek ve ordanda asil Turkluk kavramini bilen devletimiz nereye dese oraya gidib kopey surusunen savasmak olucakdir. Biz bize verilen gorevi anlasak o zaman dunyevi isler insanin gozunde deyeri kalmaz,yani guzel abim ben kose yazari ve yahut oyle uzun uzadi yazi yazmak diye bir isteyim maragim olmamisdir, yinede ALLAH hepinizden razi olsun ve ne zaman Azerbaycana yolunuz duse 9********** bu numarani arasaniz sevinirim ve basim uste yeriniz vardir, saygilar kendinize iyi bakin. vidyolarinizi bekliyorum…

Evet dostlar! Bu cevabın üzerine daha ne yazabilirim ki? Şu anda aranızda ‘’İyi ki bu kervana rastlamışım’’ demeyeniniz var mı?

Cevabı yazan Azer abi 27, ben ise malumunuz 21 yaşındayım. DerinDünya platformunda pek çok abim gibi o da yaşça büyük olmasına rağmen fakire abi diye hitap etmekte. Bu durum oluştuğunda onlara karşı saygısızlık etmeden, rahatsız olduğumu iletiyordum…
Kapanışı gönderdiğim bu iletiler üzerine bir abimden gelen cevabı da sizlerle paylaşarak yapalım;
Sevgili Serdar ağabey, evet yaş bakımından seni ikiye katlamaktayım. Ancak ya bilgi? Biz okumadık, öğrenmedik… Yani DerinDünya etkinlik ve çalışmalarına katkı bakımından ise size göre çok fakirim. Bak Serdar ağabey, DerinDünya o dur ki; yaşı büyük olanın değil, bilgisi ve birikimi büyük olanın ağabey olduğu yerdir! DerinDünya; insanların dünya yalanlarından kurtulup, gerçeklere sığındığı yerdir! Bu rahatsız olmayı gerektiren bir durum değil, aksine ki ben seninle gurur duyuyorum…

Dostlar tüm bunlar üzerine ‘’Allah tüm DerinDünya ailesinden razı olsun’’ demekten başka söylenecek söz, yazılacak kelime yok sanırım!
Sağlıcakla kalın. Selam ve dua ile…

SERDAR TOPUZ/D.D Haber

2
Kimler Neler Demiş?

avatar
2 Comment threads
0 Thread replies
0 Followers
 
Most reacted comment
Hottest comment thread
2 Comment authors
Serdar TopuzMuzaffer Gonca Recent comment authors
  Subscribe  
En Yeniler Eskiler Beğenilenler
Bildir
Muzaffer Gonca
Ziyaretçi

Çok güzel bir diyalog olmuş.
Allah senden de razı olsun Azer kardeşim, sende Türkiye’de geniş bir ailenin sahibi ve ferdisin. Allah’a emanet ol..

Benzer Haberler