TÜRKÇE DEVRİMİ YAPALIM

Burak Ağca
Burak Ağca

Latest posts by Burak Ağca (see all)

Dil:İletişimi sağlayan bir araçdır.Milletleri millet yapan en önemli unsurlardan biridir.Prof.Dr.Oktay Sinanoğlu’nun yazmış olduğu Bir Nev-York Rüyası ”BYE-BYE”TÜRKÇE adlı kitap,dilin bir millet için ne kadar önemli olduğunu vurguluyor.Prof.Dr.Oktay Sinanoğlu,1962 de Yale’de 26 yaşında batının 300 yılda en genç profesörü oldu.Bir çok bilim dalında başarılara imza atmış bir kişidir.Kitap okundukça sürükleyici ve sohbet tarzında bir kitap ve içinde çok güzel bilgiler mevcuttur.Kitap size milliyetçilik,vatanseverlik duygularınızı artırdığı gibi bilinçli bir vatanseverliğin ve bilinçli bir milliyetçiliğin nasıl olur konusunda ufkunuzu açan niteliktedir.Kitap,Türkçenin özelikle İngilizce karşısındaki durumunu,milletin İngilizce sevdalı olmasından yakınarak insanlara yol gösterici nitelikte rehber bir kitapdır.Prof.Dr.Oktay Sinanoğlu 19 Nisan 2015 de vefat etmiştir.Prof.Dr.Oktay Sinanoğlu’nun İnsanlık için gösterdiğin ilimsel,bilimsel çalışmalardan dolayı Allah razı olsun,Allah rahmet eylesin,Allah mekanını cennete ala etsin inşallah.Amin.

İnsanoğlu her zaman dünyayı hükmetmek, tek dünya krallığı oluşturmak için farklı stratejiler geliştirdi.Bununla yetinmeyip farklı farklı silahlar geliştirdi.İlkel silahlardan tutun,konvansiyonel silahlara,NBC(Nükleer,Biyolojik,Kimyasal) silahlarından,HAARP denen kıyamet silahına son olarak Lazer ve Railgun dedikleri elektromanyetik topu buldu ve geliştirmeye devam ediyor.Bu silahlar için harcadığı paranın haddi hesabı yok,harcanan insan emeği cabasıdır.Her geliştirdiği silahları denemek için milyonlarca insanın katliamını kendine mübah gördü.Labaratuvar ortamlarında daha bilmediğimiz silahlar ileride ortaya çıkacak ve insanlık medeniyetine daha büyük zaiyatlar verecekdir.İnsanlık sanki ilimi,bilimi,teknolojiyi şer için kullanarak kendi sonunun temelini hazırlıyor.Bu silahların yıkıcı etkisinden çok daha yıkıcı etkisi olan bir silah vardır buda dili ve kültürü değiştirmektir.Bir toplumun kültürünü dilini değiştirdinizmi o millet toptan kökü kazanır.

Tarihten örnek vermek gerekirse.Roma İmparatorluğu Julia Sezar’a kadar Keltler’den çok çekmişler.Ne yapalım diye düşünmüşler.Akıllarına üç seçenek gelmiş.Bunların hepsine katletsek kol gücümüz yetmez,Ülkelerini istila edip sürekli baskı altında bıraksak insan ve para yetmez.Latinleştirmek için kültürlerini bozalım demişler ve öylede yapmışlar.İş bitmiş.Bundan ders alan Batılı Devletler sömürgecilik yarışında gittiği coğrafyalarda insanların dilini kendi ana dilini empoze ederek kendinden biri olmanın çabasına girmiştir.Bugün sömürge devletlerin milletleri İngilizce,Fransızca,Felemenkçe,İspanyolca,Portekizce konuşur.Bu tablo bize sömürgeciliğin en sinsi en korkunç durumunu çizer.Bir topluma kendi dilini empoze etmek istense 1,5 nesil sonra o toplum dönüşür.O insan artık kafa yapısı olarak sömürgeci devletin bireyleri gibi düşünüp hayatını ona göre ikame ettirir.Bir insanın kendi ülkesinde eğitimi kendi diliyle değil yabancı dille eğitim alması o ülkenin geleceğini yok etmek demektir.Bu durumu yutan toplumlar sömürge olmaya mahkumdur.Dilin bir toplumu ayakta tutma ve devamını sağlamada büyük bir önemi vardır.İnsanlar kendi diliyle öğrenir bildiğini aktarır.Başka bir milletin diliyle düşünmek onların verdiği bilgileri kendi medeniyetiyle uyuşsun yada uyuşmasın onların gözlüğüyle dünyaya bakmak demektir.

Batılı devletler gittiği coğrafyada ilk önce yaptığı icraatlere biri de o ülkenin eğitim sistemini ele geçirmektir.Böylelikle hem insan kaynağını daha etkili kullanarak içindeki cevherleri su yüzüne çıkartarak kendi ülkesinde götürüp o sömürge devletin beyin takımlarını kendi ülkesi için kullanmak,medeniyet sancağını taşıyarak popüleritesini artırmak,az para harcayıp en etkili vuruşu yapmak,kan akıtmadan dünya kamu oyununun yıldırımlarını üzerine çekmeyerek işi bitiriyor.Ayrıca aldığı torakların halkının gönlünü çaldığı için o sömürgelerin bağlılığını artırır ve daha uzun süre sömürür.Gördünüz değilmi dilde oynanan oyun bu kadar sinsi ve temiz.Osmanlı zamanında bile coğrafyamızda eğitim adına açılan okullar hem dili hemde dinlerini öğreterek Truva Atı misali ülkeyi kan dökmeden işgal edilmek istendi.Bu ülkenin bence en büyük zaferlerinden biri Lozan Anlaşmasında yabancı okulların kapatılmasıydı gerçi bir kaçı kapatılamadı.

Gelişen iletişim ve ulaşım imkanlarıyla artık işler sadece okul açmaktan ziyade o ülkelerde dil eğitimi veren kurum aracılığıyla ve öğrencilerin emperyalistlerin dilini ve kültürü öğrenerek dünyaya batılı gözüyle baktırmak emperyalistler için bir kaynak oldu.Bir insan kendi dilinde bile bazı ilimleri öğrenmekte zorluk çekerken yabancı bir dilde eğitim almak oldukça zor.İllaki ben yabancı dilde eğitim alacaksam eğitimi git o ülkede al ama Türkiye’de eğitim dilinin yabancı dilde olmasının handikapları vardır.Ülkeni parasal kaynakları heba oluyor;çünkü bazı kitaplar yurt dışından getiriliyor.Yıllarca hazırlık eğitimini alan ortaokul ve liseli çocuklar zaman kaybından başka bir şeye uğramadı.Bir çoğu İngilizceyi adam gibi konuşsalar en azından bir dil öğrendiler diyeceğim;lakin Tarzan İngilizcesi bilerek okuldan mezun oldular.Yıllardan beri İngilizce eğitimini okulda adam gibi versek neyse…okullarda verilen dil eğitimi teorik fazla pratik az olmasından dolayı öğrenciler emeklerini kaybediyor;çünkü nitelik düşüktür pratik çok azdır.İngilizce eğitimi pratik ağırlıklı olarak okullarda gösterilmeli ki emek ve zaman kaybı olmasın.

Çarşı ve pazara bakıyorum da İngilizce tabelalı iş yerlerini görüyorum.Bu durum kesinlikle çok kötüdür.Bakanlık bu konuda çalışma yapılıp kendi diline sahip çıkma politikasıyla sadece Türkçe tabela kuralı getirilmeli.İngilizce tabela asmak isteyenlere sen İngilizsen İngilizce tabela asabilirsin denilmeli.Ben istediğim tabelayı asarım kardeşim dersen bende derim ki asamazsın seninbu kafa yapın memleketin bekasına zarar verir derim,aklını başına al derim.Türksen Türk gibi davran İstiklal marşında avazın çıktığı gibi bağırmak,ben Osmanlı torunuyum demekle vatanseverlik olmaz aslanım,ne yaptığını bilen devletin ve milletin menfaatini kendi menfaatinden üstün tutabiliyorsan sen gerçek vatanseversin milliyetcisindir.

Üniversitelere bu konuda çok iş düşüyor.Bilim öğrenecek adam dil öğrenmesi şarttır.,lakin eğer bu bilimi kendi ülkende öğreneceksen dediğim gibi anadilde eğitim alınmalı.İngilizce öğreteyim derken fenden,sosyal bilimlerden anlamayan sözde bilim adamı yetiştirirsin;çünkü öğrenci dilimi öğrensin bilgiyimi.Türk Dili ve Edebiyatı bölümleri özellikle bu konuda öncelik yapmalı konferanslarla başta öğrencileri,ebeveynleri ve toplumun diğer kesimindeki insanları bilinçlendirmelidir.Türk dilinin küresel dil olması için gerekli tanıtımlar yapılıp bilim dilinin Türkçe olması için gerekli olan terimleri üretmesi için Türk Dil Kurumuna yardım etmelidir.Bu tip çalışmalar ekonomiden bile çok önemlidir.Ya istiklal ya ölüm diyerek çalışmalıyız bağımsızlık sadece savaş alanlarında kazanılmaz,özelikle bu zamanda masa başında kazanılacağını çok iyi idrak ederek dil ve kültüre yatırım yapılmalıdır.Bu zaruri bir durumdur.Bu konuda eskisine göre milletimiz daha bilinçli olduğuna inanıyorum.İmparatorluk vatandaşı olarak madem cihan imparatorluğu kuracaksak kültürü empoze etmek çok önemli olduğuna inanıyorum.Batı bugün katlettiği insan sayısı milyonlarca olmasına rağmen yüzyıllardan beri milyarları hükmetti bunuda kendi medeniyetini,kültürünü empoze ederek başardı.

İngilizcenin yaklaşık %60’ı Latincedir. Bu dilde yaklaşık 1.000.000 kelime mevcuttur.İngilizce öyle bir dil ki…örnekle açıklarsam, Asker:Soldier ,Askeriye:Military ,Orduya Katılmak yada Askere Gitmek:Join the Army yani bizde bir kaç harfden oluşan ek getirerek 1 kelimeden bir sürü yeni kelimeler çıkar ;lakin İngilizce öğrenmek için süper bir hafıza gerekli hiç kolay değildir bu dilin kelimeden kelime çıkartma kapasitesinin düşüklüğü ile açıklanabilir;lakin bizim dilimiz eklemeli olduğu için kelime üretim kapasitesi oldukça iyidir ve daha kolaydır.Prof.Dr.Oktay Sinanoğlu’nun tabiriyle Türkçenin Matematiksel bir yapısı varmış.Türkçe ile harika bir bilim dili olabilme kapasitesi vardır.İmparatorluk milleti olduğumuz için Arapça,Farsça gibi dilerin etkisiyle oldukça zenginleşmiştir.Tanzimat fermanından sonra Fransızca’dan çok etkilendik.Türkçe en fazla Arapça’dan sonra Fransızca’dan sonra Farsça’dan etkilenmiştir.

Atatürk’ün dil hakkındaki düşüncelerini şu sözlerle ifade ediyor :
”Türk demek dil demektir.Milletin en bariz vasıflarından biri dildir.Türk her şeyden önce ve mutlaka Türkçe konuşmalıdır.”
2 Eylül 1920 da kendi el yazısı ile:”Milli his ile dil arasındaki bağ çok kuvvetlidir.Dilin milli ve hissin gelişmesinde başlıca müessirdir.Türk dili,dillerin en zenginlerindendir,yeter ki bu dil şuurlu işlensin.Ülkelerini,yüksek istikbalini korumasını bilen Türk milleti dilini de yabancı diller boyunduruğundan kurtarmalıdır”,diye yazıyordu.
Atatürk bu konu hakkında son derece isabetli sözleriyle insanların diline sahip çıkması için önemli uyarıda bulunmuştur.Türk Dil Kurumu ve Türk Tarih kurumunun kuruluşuna çok önem vermiştir.

Dünyada tek dünya krallığı kurulmak ve dillerin yok edilmek istenmesiyle dünyadaki dil sayısı oldukça azaltılıyor.İnternetin yaygınlaşmasıyla Anglosakson kültürü bütün dünyayı kapladı.Tv kanalları,Radyo kanalları,gazateler.dergiler en kötüsü de Anglosakson kafalıların tutum ve davranışları milletleri kökten etkiliyor.Ülkemizin yetiştirmiş olduğu çok iyi edebiyatcıların kitapları okutularak Türkçeye olan bağlılık artırılabilir,kültürel sömürü okullarda hiç anlatılmıyor öğretmenler öğrencilerine sürekli bu konuda telkinde bulunmalı özelikle Türkçe ve Tarih öğretmenlerine çok iş düşüyor.Türk-İslam bilim adamlarının çalışmaları örnek gösterilerek milletin Batı hayranlığına set çekilmeli.Tarihte bu kadar bilimsel başarılara imza atmış olan bizler,tarihimiz öğrendikçe kültürümüzü ve medeniyetimizi daha çok okuyup öğreniriz buda dil ve tarih şuuru oluşumunda çok büyük bir etkisi olur.Türk Dil Kurumu yabancı kelimeleri olabildiğince ayıklayıp kulağa hoş gelen kelimeler üretip Üniversitelerin ve kamuoyunun yardımıyla milletimize öğretilip kullanması için teşvik etmeli.Batı medeniyeti dünyayı yedi bitirdi Çanakkale’de geçemeyen ecnebiler bizleri yenemiyeceklerinini anlayınca Dinimizi,kültürümüzü,dilimiz ve medeniyetimizi bozmak için uğraşıyorlar.Bizlerde uyanık olup yeni nesillere iyi eğitim vererek kendi teknolojimizi üretip isminide Türkçe koyarsak ,dilimizi koruyup geliştiririz.Türkoloji bölümlerine ve Türkçe Enstitülere daha fazla önem vererek daha etkin rolleri görevlerine dahil edersek Türkiye’nin tanıtımına çok büyük katkı sağlanır.Yurt dışında Türk Derneklerinin sayısı artırılarak dilimizi öğrenmek isteyenlere yardım edilerek elde edilen kazançla ülkemizin ekonomisine katkıda sağlanır.Ülkemize gelen ziyaretçi sayıda artar.Türkiye hayranı bireyler dünyanın her yerinde ülkemizi temsil eder;çünkü insanlara Türkçe öğreniyor ve çevresine Türkiyeyi,Türkçe mizi tanıtımını yapıyor hem bedava reklam hemde reklamı yapandan dil eğitimi için para kazanacağız en önemlisiyse,medeniyetimize ve kültürümüzü okuyan araştıranlar insanlar İslamı araştıracaklar ve İslamla şereflenip Müslüman olacaklar böylelikle insanların ebedi kurtuluşuna vesile olacağız.

Dünyada kültürel soykırım insanlık suçu sayılıp bu suçu işleyen ülkelere çok ciddi yaptırımlar uygulanmalıdır.Yaptırımlar işe yaramaz ise gerekirse uluslararası kuruluşlardan bir müddet uzaklaştırılarak o devletler uluslararası ilişkilerde bir müddet yalnız bırakarak hatalarının farkına varmasına vesile olunabilir.

Peki yabancı dil öğrenmeyelim mi? diye soru sorarsanız.Evet, öğrenin olabildiğince dil öğrenebilirsiniz;çünkü1 lisan 1 insan,2 lisan 2 insan eder.Dünyayı çok daha iyi anlarsanız;lakin eğitim dilini kendi ülkesinde yabancı dille eğitim almak demek sömürge olma yolunda hızla gidildiğinin göstergesidir.Türkiye’de sadece yabancılar İngilizce olarak akademik eğitim alabilirler.Yoksa yabancı dil öğrenmek çok güzel.Farklı kültürlerle etkileşim içinde olarak dünya ufkunuzu geliştirir.Bende biraz İngilizce ve biraz Norveççe biliyorum.İngilizceyi Türkiye’de,Norveççe’yi de Norveç’de Halk eğitim merkezinde öğrendim.Zaten aynı dil ailesine mensup dili öğrenmek daha kolaydır;çünkü mantık birbirine yakındır.Dil öğrenmek çetrefillidir insanların gözü korkuyor şahsen ben bile şu yabancı dil olayını tam çözemedim malesef bende İngilizceyi çok iyi düzeyde bilmek isterim lakin eğitim dili Türkçe olması konusunda taviz veremem sadece eğer yurt dışında eğitim alacaksanız o zaman eğitim dilini İngilizce yada o ülkenin diliyle eğitim alınabilir.

BURAK AĞCA/D.D Haber

1
Kimler Neler Demiş?

avatar
1 Comment threads
0 Thread replies
0 Followers
 
Most reacted comment
Hottest comment thread
1 Comment authors
Muzaffer Gonca Recent comment authors
  Subscribe  
En Yeniler Eskiler Beğenilenler
Bildir
Muzaffer Gonca
Ziyaretçi

Yeryüzünde İngilizce öğrenmekte çok zorlanan bir milletiz. Eğer yabancı bir kolej yada küçük yaşlardan itibaren İngilizce müfredata Önem veren bir okuldan mezun değilseniz , bu ve diğer diller Türk insanı için öğrenimi son derece zor bir hal alıyor. Kendi etnik kültürünü muhafaza etmiş Türk vatandaşları için durum biraz daha kolay. Modifiye edilmiş bir dil ağacımız var ve kolay kolay aşı tutmuyor.

Benzer Haberler