Müstearsız Yazamayan Yazarlar

Erbay Kücet
Erbay Kücet

Latest posts by Erbay Kücet (see all)

Takma isim, müstear, iğreti ad, mahlas, şimdilerde ise nick… Yazarlar, şairler değişik sebeplerle bazen isimlerini gizleme/saklama gereği duymuşlardır. Bu yüzden de müstear isimle yazan, kitap yayınlayanların sayısı bir hayli fazladır.

Aslında ‘müstear isim’ ile ‘mahlas’ sözcükleri her türden ‘takılmış ad’ için rasgele kullanılmakta, ancak aralarında fark vardır.  Arapçadaki  ‘eğreti ya da ödünç olma hali’ anlamına gelen ‘ariyet’ kökünden türemiş olan müstear isim kategorisine her türden ‘takma ad’ girerken mahlas ise, esas olarak Divan Edebiyatı geleneği içinde ‘yazılı eser üreten yazar ve şairlerin eserleri üzerindeki imzaları için kullanılagelmiştir. Halk edebiyatı geleneğinde kullanılan takma adlara da ‘tapşırma’ denilmektedir. Buradan mahlaslar, müstear olan isimlerdir, ancak tüm müstear isimler mahlas değildir diyebiliriz. Takma adlar zamanla öyle yaygınlaşmıştır ki yazarların, şairlerin gerçek adları zamanla unutulmuş, mahlasları ön plana çıkmıştır.

Edebiyat tarihi üzerine araştırmalar yapan akademisyenlerimiz olduğu kadar bu işe merak sarıp yola çıkarak hafiyelikle yazarlarımızın esas isimlerini ortaya çıkaranlarımız da mevcuttur.  Konu meraktan çok araştırmaya dönünce de bunun da kitabını yazanlar olmuştur. Piyasada ‘Edebiyatımızda Müstear İsimler’ adıyla yayınlanmış eserleri meraklıları okumaya devam etmektedir.

Araştırmacılarımız: takma isim/müstear kullanmanın sebeplerini divan şairi ve halk ozanları mahlas isimle şiir yazma ya da söyleme geleneğinden dolayı zorunluluk olarak gördüklerini, baskıcı yönetimlerin olduğu dönemlerde başvurulduğunu, genç yazarlar ya da ortaya koyduğu eserleri kendi ismine yakıştıramayan kalem sahiplerinin yanı sıra toplumsal ve ekonomik sebepleri sıralamışlardır.

Peyami Safa’nın para için yazdığı polisiye/macera türü romanlarında Server Bedii müstearını,  Kemal Tahir’in de Mike Hammer ismiyle yazdığını öğrenirken Mehmet Akif’in bazı yazılarında Bedayül Adem ve Muammer Ferdi takma isimlerini kullandığını yazıyor.

Gaffar Taşkın ve Mahmut Çukuroba müstearlarını kullanan Rasim Özdenören’dir. Köşe yazılarında Asım Yenihaber imzası D.Mehmet Doğan’ın başını derde sokarken  mizah yazılarında Halil Kaleli’yi tercih etmiştir. Yedi güzel adamdan A. Erdem Beyazıt ise Adil olan ilk ismine Erbay soyadını ilave etmiş, Cahit Zarifoğlu ise  Abdurrahman Cem, Ahmet Sağlam, Vedat Can, Adem Yaşar, Ahmet Soyer, Hasan Işık isimlerini kullanmıştır.

Sait Faik Abasıyanık, Sait Faik Adalı, Sait Adalı, Adalı, Nakleden takma isimleriyle yazarken Kültür ve Turizm Bakanı Nabi Avcı,  Molla Kasım, Abdullah Karaca, Enes Harman müstearlarıyla güncelliğini koruyan yazarımızdır.  Ünlü şairimiz İlhan Berk’in gerçek adının Emrullah İlhan Birsen olduğunu da bu vesile ile öğreniyoruz. Yavuz Bülent Bakiler ’in  Cezmi Bülent, Bülent Cezmi müstearlarını, Arif Ay’ın Musa Deniz, Eyüp Önder, Halil Emre’si Sırrı Er’in Selim Er’iyle  Rıfkı Kaymaz’ın Abdullah Çınar, Refik Selimoğlu ve Fatih Emre’sini de zikretmek gerekir.

Mehmet Leventoğlu, Yasin Işık, Mehmet Yasin, Mehmet Yasinoğlu, Yeni İstiklal, Sait Yeni, Mehmet C. Güneş müstearlarıyla neredeyse rekor kıran şairimiz Sezai Karakoç’u unutmadan Cemal Süreya Adil Fırat, Ahmet Gürsu, Ali Fakir, Birsen Sağanak, Cemasef, Charles Suarez, Dr. Ali Hakir, Dr. Suat Hüseyin, Hasan Basri, Hüseyin Karayazı, Genco Gümrah, Osman Mazlum, Suna Gün, Yürüyen Adam müstearlarıyla yazdığını notlarımızdan aktaralım.

Asıl adı Mehmet Nazım Ran olan Nazım Hikmet’i Orhan Selim, Ahmet Oğuz Saruhan, Mümtaz Osman, Ercüment Er, Adsız Yazıcı, Ahmet Cevat, Ben, Bendeniz, Fıkracı, İbrahim Sabri, İhsan Koza, İmzasız Adam,  Kartal. İhsan, Mazhar Lütfi, Osman Cemal, Sarı Murat,  Süleyman Sabur Ran’ı kullanarak rekora imza attığına şahitlik ediyoruz.

Yazılarında Hüseyin Su ismini kullanan İbrahim Çelik’i yakından tanıyanların dışında bileni azdır. Emine Işınsu’nun Mehlika Arda, Nur İleri, Zeynep Tan, Emine Abla, Gönül Erdem lakapları ön plana çıkmazken Asıl adı Ahmet Agâh olan Yahya Kemal Beyatlı, Esrar Süleyman Sadi, Çamlar Altında Muhasebe ’si  unutulmuştur.

Ziya Gökalp, Tevfik Sedat, Demirtaş, Gökalp, Türk Milliyetçiliğinin Babası, Bimar, Büyük Baba diye yazarken Nurullah Ataç  Sabiha Yağızlar,  Alkan, Ahfeş, Süha Kavafoğlu, Ali Gümrükçü gibi takma adlarıyla yazmıştır.

Orhan Veli Kanık  ise  Mehmet Ali Sel ve Adil Han’ı kendisine isim yaparken asıl adı Mehmet Raşit Öğütçü olan Orhan Kemal, Bacaksız Orhan, Hayrullah Güçlü, Raşit Kemali ve Yıldız Okur’u tercih etmiştir.  Peyami Safa’nın Server Bedi, Serazad, Safiye, Peyman ve Çömez darken Reşat Nuri Güntekin, Ateş Böceği, Ağustos Böceği, Yıldız Böceği, Cemil Nimet, Hayreddin Rüştü, Mehmet Ferit, Sermet Feri gibi birçok ismi uhdesine alırken  Halide Edip Adıvar  Halide Salih demiştir.

Mizah yazarımız Rıfat Ilgaz, Mehmet Rıfat, Stepne, Remzi Işık’la idare ederken Haldun Taner Haldun Yağcıoğlu diyenlerden.

Hamdullah Suphi Tanrıöver  ise İstanbul Dürbün, Âmâ, Hasat, Hordebin, Keçiboynuzu, Münekkit, Sermuharrir, Sivri Sinek, Toplu İğne, Yatmazla müstearını çoğaltanlardan. Yasar Kemal’in Azmi Kütüvar müstear ismi ile yazdığını bilen pek az kişi  vardır.

Kemal Tahir Cemalettin Mahir, Körduman, Bedri Eser, Samim Aşkın, F. M. İkinci, Nurettin Demir, Ali Gıcırlı’yı kullanmış Melih Cevdet Anday ise Yaşar Tellidede, Niyaz Niyazoğlu, A. Mecdi Velet, M. C. A. H. Mecdi Velet, Yaşar Tellidere, Gani Girgin, Zater, Yaşar Tellioğlu ile idare etmiş.

Deli Ozan ve Çamdeviren müstearını Faruk Nafiz Çamlıbel kapmış. Attila İlhan ise Abbas Yolcu, Beteroğlu, Ali Kaptanoğlu, Nevin Yıldız’ı kullanmıştır.

Hemen bütün eserleri ve yazılarıyla mahkemeleri meşgul eden gerçek adının Mehmet Nusret olduğunu bildiğimiz Aziz Nesin’in Bahri Filefil, Berdi Birdirbir, Fettane Şatifil, Kerami Pestenkerani, Kerim Kihkih, Ord. Prof. Paf-Puf, Dr. Daim Değer, Oya Ateş, Vedia Nesin gibi müstearlarla idare ettiğini bilenlerdeniz.

Üstadımız Necip Fazıl Kısakürek, Adı Değmez, Ahmet Abdülbaki, Bankacı, Be-De, dedektif X Bir, Ha-A-Ka, Neslihan Kısakürek, Tanrı Kulu, Ozan’ı tercih ederken Halikarnas Balıkçısı ismi, Cevat Şakir Kabaağaçlı edebiyatımızda özel bir yere sahiptir.

Melih Cevdet Anday, Nurullah Ataç, Gürbüz Azak, İlhan Bardakçı, Tahir Fakir Baykurt, Dilaver Cebeci, Süleyman Tarık Buğra, Hasan Basri Çantay, Refik Halit Karay, Yaşar Kaplan, Bahattin Karakoç, Mustafa Kutlu, Nurettin Topçu, Mahmut Cahit Külebi, Adalet Ağaoğlu, Çetin Altan, Ataol Behramoğlu

Görüldüğü gibi yazdıklarını farklı bir adla yayımlamayı tercih eden bir hayli yazarımız bulunmakta. Erkam Aktaşlı’nın selamıyla yazımızı noktalasak nasıl olur acaba?

ERBAY KÜCET/D.D Haber

Kimler Neler Demiş?

avatar
  Subscribe  
Bildir

Benzer Haberler