ATEŞ ve KAN – ARAKAN

Muzaffer Gonca
Muzaffer Gonca

Latest posts by Muzaffer Gonca (see all)

Kanayan bir yaradır Arakan..

Dünya üzerinde nesli tükenen canlılardan bahseden bir belgesel görsek, dinli – dinsiz herkes bir “ah” çeker üzülür.
Milyonlarca dolar yardım toplanır, fonlar oluşturulur. Uluslararası birlikler acilen toplanır ve bir eylem planı oluşturulur.
İnsan olmanın verdiği sorumluluk bilinci ile sahip çıkılır panda’sına mandasına.

Gel gelelim mevzu soyu tükenen bir millet ise, dünyadan izole edilmiş mezbahadan yükselen çığlıklara seyirci kalır insanlık!

M.Ö 3 Yüzyıla dayanır bu bölgenin kayıtları. 8. Yüzyıla denk gelir İslam ile tanışması,
240 km.lik sahil şeridi ile Bengal körfezinin incisiydir Arakan. Deniz ticaretinin gözde limanları ve denizci halkı sayesinde vazgeçilmez olmuştur.
Hindistan, Tayland ve Bangladeş’e sınır komşusudur, ayrıca Çin’e olan yakınlığı bu ülkelerdeki her türlü ticaret ve gelişimin denizlere açılmasına olanak sunmuştur. Özellikle ada milletleri ile çizilen rotaların başlangıç noktası durumunda yer bulmuştur.

15. Yüzyılda ülke İslamı kabul etmiş ve Arakan İslam Devleti kurulmuş ve İslamın daha hızlı yayılmasına vesile olmuştur.
İslam, müslüman denizciler vasıtası ile bu millete nüfuz etmişsede asıl olarak Hindistan üzerinden girmiştir.
Devletin dini İslam olmasına rağmen nüfusun nerdeyse yarısı da budistlerden oluşmaktaydı,
1826 yılında İngiliz’lerin, Hindistan üzerindeki sömürgesi ile Arakan’da İngiliz Birmanya’sı adı altında sömürgeleştirilir.
İşte o yıllarda başlar Arakan’lının ızdırabı 1948 yılında İngilizler bölgeden çekildikten sonrada bitmez, aksine bir soykırıma dönüşür.

1942 yılında ilk büyük kıyım.
1937 yılında Hindistan’dan ayrılan Burma’da etnik olarak Takin’ler yönetimde söz sahibiydi.
Budizmin, İslamiyetin tehdidi altında olduğunu söyleyerek yerel halkı Müslüman halk üzerine ayaklandırmışlar daha da ileri giderek işi cinayetlere çevirmişlerdir.
Daha önceleri bölgeye iş amacı ile göç etmiş Hintli ve Bangladeş’li müslümanların bu baskılar sonucu ülkeyi terketmesinin hemen sonrasında budistler Arakan’lı müslümanları kadın erkek çocuk demeden katletmişler ve yağmacılar tüm mal varlıklarına el koymuştur.
40 gün süren bu olaylarda 150 bin müslüman öldürülmüştür.
1962 yılındaki askeri dikta ile devam eden soykırım diktanın 2011 yılında son bulmasına rağmen şiddetlenerek devam etmiştir.
Askeri dikta döneminde müslümanlara ait tüm mallar ve işletmeler devlete devredilerek zaten zayıf olan bu halk iyice güçten düşürülmüş kendini koruyamaz hale getirilmiştir.
Bir ara mücahit guruplar kurulsa da, siyasi birtakım sözler ve vaatler ile silahları ellerinden alınarak fesih edilmiş resmen ölüme mahkum edilmişlerdir.
Tarihi ve kültürü bilinçli bir şekilde silinen bu milletin, 1978 yılında merkezi hükümet tarafından Arakan olan eyalet ismi Rakhine olarak değiştirilmiştir.
2012 yılında seyahat eden 10 müslümanın budist rahiplerce linç edilmesinin ardından ülkede ayaklanan müslümanlara yönelik çok şiddetli cezalar verilerek bu günlerde bile uygulanan bir takım insanlık dışı kanunlar konmuştur.

Kadınlara tecavüz edilebilir, şikayetçi olan kadınlar yerel karakollarda cezalandırılır.
Müslümanlar gece sokağa çıkamazlar.
Son 20 yıldır ülkede İslami eser yapılmamış, olanlara ise devletten izin alınmadan tadilat yapılamamaktadır.
Aileye ait fotoğraf çektirilir ve devlete teslim edilir. İzinsiz evlenemez, çocuk yapamazsınız. Evlenmek için vergi ödemek zorundasınızdır.
Seyahat yasağı vardır. Köyünüzü terk edemez ve bir başka aileye kalmaya gidemezsiniz.
İş yeri açamazsınız. Sadece bir budistin üzerine ve tüm harcamaları siz yapacaksanız bu mümkün olabilir.
Müslümanlar betonarme ev yapamaz, sadece ahşap ya da kerpiç yapılmasına müsade edilmiştir.
Liseden sonra okuyamazsınız.
Bilgisayar, tablet, cep telefonu ve normal telefon sahibi olamazsınız.
Asla bir motorlu taşıt sahibi olmanız mümkün değildir.
Liste böyle uzayıp gidiyor.

Arakan’da toplamda kaç kişi katledildi yada tehcire uğratıldı, bununla alakalı olarak bir sayı vermeyeceğim zira,Yüz binlerce Arakan’lı şimdilerde mülteci statüsünde başka ülkelerde kamplarda yaşıyor, bir kısmı da atalarının yaşadığı topraklarda vatansız olarak hayatta kalma mücadelesi veriyorlar.
Modern zamanların meditasyon yapan Ebu Cehil’leri için fark eden birşey yok çünkü bir Müslümanın kurşunla yada yakılarak öldürülmesi bir anlam ifade etmiyor.
Yeter ki, ölen Ebu Leheb olmasın..

Arakan’da şehitliğimizde mevcut;
Irak’ta İngilize karşı savaşan Osmanlı askerleri, esir düşmüş ve gemilerle o zamanlar İngiliz kolonisi olan Arakan’a taşınmışlardır.
Resmi kayıtlarda dört esir kampı bulunmaktadır. Elverişsiz koşullar sebebi ile orada şehid olan askerlerimiz 3 ayrı şehitliğe defnedilmiş ve kayıtları askeri arşivlere geçmiştir.
Ruhları Şad olsun ..
Büyük devlet olmanın farkı burada ortaya çıkıyor sanki, Endonezya’ya donanma göndermiş ve ümmeti yer yüzünde ayırd etmeden muhafaza etmiş bir Osmanlı.
Böyle bir sefer de Türkiye’den, zulüm altındaki ümmete yardım için nasip olur İnşaAllah..

Ramazan-ı Şerifleriniz hayırlı olsun
Kalın Sağlıcakla Vesselam…

MUZAFFER GONCA/D.D Haber

Kimler Neler Demiş?

İlk Yorum Hakkı Senin!

avatar
  Subscribe  
Bildir

Benzer Haberler