GÖRÜŞMEK VE KAYNAŞMAK

Mehmet Sarıçiçek
Mehmet Sarıçiçek

Latest posts by Mehmet Sarıçiçek (see all)

Müslümanların, birbirleriyle kaynaşmaları her zaman önemli idi. Ancak bu zamanda çok daha büyük önem taşımaktadır. Çünkü İslam düşmanları, örgütler halinde toplu bir şekilde, Müslümanlara saldırılarını yapmaktalar. Böyle bir durumda Müslümanların toplu saldırılara karşı tek başlarına dayanabilmeleri mümkün gözükmemektedir. Bu yüzden Müslümanların birbirleri ile kaynaşmaları şart olmuştur. Tabiî ki bunun yolu da Müslümanların birbirleri ile görüşüp tanışmasından geçmektedir.
Bu nedenledir ki; yüce dinimiz, haccı farz kılmış, sıla-ı rahim-i kesmeyi haram kılmıştır. Yine üç günden fazla Müslümanların birbirlerine küsmesini haram kılmıştır. Bunlar dinimizin görüşmeye ve kaynaşmaya verdiği önemin açık delilleri değil mi? Görüşmek önemli elbet, ancak görüşme esnasında ortaya çıkan, çok daha önemli bir nokta da birbirimize İslami bakış açısı ile bakmak ve ona göre değerlendirmektir. Yoksa görüşmeler, neticesiz kalabilmektedir. Peki, İslami bakış açısı nedir? Onu biraz açalım.
Müslüman, deyince hemen aklımıza dört dörtlük bir insan geliyor. Ve bir hatasını yanlışını görünce hele de bize karşı yapmışsa başlıyoruz, Müslüman, böyle olmaz demeye ardından da ona karşı olan sevgi ve saygımızı kaybediyoruz. İşte en büyük yanlışı biz, burada yapıyoruz. Çünkü, ne Kuranı Kerimde, ne de hadislerde Müslüman kusursuz olacak diye bir bilgi yok. Dolaysı ile Müslüman’ında hataları, eksikleri elbet olacaktır. İşte burada bakış açısı devreye giriyor. Bir örnekle açıklamak istiyorum. Bir gemide dokuz masum, birde cani birisi bulunsa o gemiyi batırmaya, hiçbir vicdan razı olmaz. Öyle de bir Müslüman’da iman, İslamiyet ve komşuluk gibi dokuz değil, yirmi masum sıfat varken; bize zararlı bir cani sıfatı yüzünden ona düşman olmak ve kin bağlamak, hiçbir vicdanlı Müslüman’a yakışmaz. Çünkü adi küçük taşlara Kabe’den daha değerli desek büyük bir akılsızlık etmiş oluruz. Onun gibi Kabe hürmetinde olan imanı bir kenara atıp, adi küçük taşlar gibi meselelerden dolayı birbirimize düşman olmak ve kin beslemek küçük taşları, Kabe’ye tercih etmek gibidir. Yüce Rahman mizan terazisinde sevap ve günahların ağırlığına göre hüküm vermekte sevapları ağır basanı cennete, günahları ağır gelenide cehenneme koyacağını vaad etmektedir.
Kısacası… bir olana Allaha inanmak, kalplerinde birliğini gerektirir. İnsanların birlik ve beraberlik içinde yaşaması vahdetin delillerinden olduğu içindir ki, yüce Rahman toplu yapılan ibadetlere kat kat sevaplar vermektedir.

MEHMET SARIÇİÇEK/D.D HABER

Benzer Haberler