”KRALİYETE DARBE”NİN DEŞİFRESİ

İngiltere’de 2017’nin Mayıs ayı hareketli başlamıştı. Aslında bu hareketlenme aynı yılın Ocak ve Şubat aylarına kadar geri gidiyordu denilebilir. Daha evvelindeki bir takım skandalları görmezden gelerek söylüyoruz. O skandalların da baş aktörünün, bu yazının konusu olan prens olduğunu kayda geçelim.
O günün sabahı, bütün üst düzey kraliyet çalışanlarının ve özellikle “Hanedan Komseyi”nin acil toplantı için Buckingham Sarayı’na çağrıldığı haberi gündeme bomba gibi düştü. Haber, 91 yaşındaki Kraliçe Elizabeth’in ya da 96 yaşındaki eşi Prens Philip’in sağlık durumuyla ilgili endişeleri beraberinde getirdi. Medya, Buckingham Sarayı’na akın etti. Önce Kraliçe’nin ya da Prens’in sağlık durumuna ilişkin endişe edilecek bir durum olmadığı haberi yansıdı basına. Çok geçmeden Saray’dan beklenen açıklama geldi. Bir sonraki ay 96. yaşgününü kutlamaya hazırlanan Prens Philip’in sonbaharda kraliyet görevlerini bırakacağı duyuruldu. Olağandışı bir anlam taşıyan bu haber, otoritelerce “sarayiçi darbesi” olarak yorumlandı. Ve İngiltere Kraliçesi Elizabeth’in 69 yıllık eşi Prens Philip’in kraliyet görevlerini bırakacağının duyurulduğu 4 Mayıs, İngiltere tarihinin özel bir günü olarak tarihe geçti. Uzmanların o günü, “Hanedan değişikliğinin yumuşak arbesi” olarak nitelendirmesine herhangi bir itiraz gelmedi. Bir bakıma izne çıkan Filip’in aslında tüm resmi görevleri o gün sonlandı; Kraliçe Elizabeth ise görevine devam edeceği açıklandı.
91. Yaşgünü kutlamalarında, ilk defa oğlu filip annesinin yanında ve “müstakbel kral” olarak görüntülendi. Buna benzer bir “yumuşak darbe” ve “hanedan değişikliği 1700’lü yıllarda da yaşanmış ve “Hannever Hanedanlığı”nın adı “Saksoburg”a döndürülmüştü. Zira o yıllarda Hannoverli Sülale, bir başka sülalenin kontrolüne girmişti. Son sülale değişikliğiyle de taht, Vindsorlar’dan “Mountbatten” sülalesine geçmiş olacak.
Bilindiği gibi prensliğinin yanında Edinburgh dükü, Merioneth kontu ve Greenwich baronu da olan Prens Filip, sonradan değiştirilmiş olsa da “Mountbatten” ailesinden sayılmakta. Filip, günümüzde Danimarka’yı yöneten daha önce Derindunyaya da konu olan “Schleswig Holstein Sonderburg Glücksburg Sülalesi” ya da kısa adıyla “Oldenburg Hanedanlığı”yla irtibatlydı.

Avrupa soyluları arasında geçmişi en “Bohem” prens olarak bilinen Filip, Yunanistan Kralı Konstantin’in yegenlerinden biri. Bu nedenle doğum yeri Yunan Korfu adası, doğum yılı da 1921.. . Ana tarafından Rus Romanov ve baba tarafından Danimarkalı Oldenburgların soyundan gelmekte. Bu nedenle gençliğinde “Prince of Greece and Danemark” sifatını taşımaktaydı. Ailesini doğumdan sonra pek görmediği söylenir. İngiltere’de Royal Navy’e girinceye kadar pek önemi olmayan bir soylu olarak yaşamını sürdürmüş olan Filip, 1947 yılında İngiliz vatandaslığına geçip “Schleswig Holstein Sonderburg Glücksburg” olan sülale adını birakıp, Mountbatten’ı aldı. Daha doğrusu yukarıda verilen güne kadar o, Filip Vindsor-Mountbatten olarak anılmaktaydı. Artık Filip Mountbatten… Anlaşılan o ki Filip içinde, sadece kendine ait olan bu soyadıyla günü geldiğinde hanedanlığını kurma düşüncesini saklamaktaymış.
Prens Filip ile ilgili son bir not: İddia edildiğine gööre, Güney Pasifik’te Vanuatu’daki Yaohnanen kabilesi, bu Prensi “Ulu Ruh/Tanrı” kabul ederek tapmaktaymış.
Şimdi “Mountbatten Sülalesinin ikinci ferdi, 1. Charles Mountbatten” İngiltere tahtına oturmak için gün saymak ta sadece İngiltere tahtına mı? Hayır! Ona, babası Filip’ten Edinburgh Düklüğü de miras kalmış durumda… Edinburgh’un İskoçya’nın başkenti olduğunu söylemeye hacet yok yani “Keltik Şehir” Edinburg, eskiden Stuart Hanedanlığının tahtına ev sahipliği yapmaktaydı. Ayrıca aynı kentin Tapnak Şövalyeliğinin merkezi olduğunu da söyleyelim. Tapınakçı “Salamon Mabedi” Rossalyn Kilisesi ve söz konusu Şövalyeliğin lider ailesi St. Clairlerinde memleketi olan bu şehir “13 Lord”un Kudüs’ü olarak bilinmekte.
Öyle sanmaktayız ki yukarıda bir başka durumu ifade için geçen “sonbahar” mevsimi, eğer yaşlı kraliçenin de “derin yolculuğu”nun habercisi ise o dilimden sonra dünya başka bir dünya olacak zira İngiltere, bambaşka bir İngiltere olmak için gün saymakta.
Son söz olarak: “Windsor Hanedanlığına yapılan saray darbesinde Papa’nın payı var mıdır?” sorusuna, bizim vereceğimiz cevap; “Kısmen…” şeklinde olabilir. Lakin asıl müsebbibin “Paranın Hanedanları” olduğu kanaatindeyiz.
***

AHMET YOZGAT/D.D HABER

Kimler Neler Demiş?

1 Yorum - "”KRALİYETE DARBE”NİN DEŞİFRESİ"

Bildir
avatar
Sıralama:   En Yeniler | Eskiler | Beğenilenler
Ilkay aksuoglu
Ziyaretçi

Hocam butun bu hanedanlar dunyadaki butun servete sahip olmalarina ragmen hala neyin pesindeler? Sahip olduklarinin uzerinde ne varki ne istiyorlar?

wpDiscuz

Benzer Haberler