MHP’nin CİHANNÜMASI

Ahmet Yozgat
Ahmet Yozgat

Latest posts by Ahmet Yozgat (see all)

Geçen seneki makale ve djital kayıtlarımızda, Bahçeli ve MHP için “zaman şaşması yaşıyor, anakronik karmaşa içinde…” mealindeki sözlerle, düşüncemizi duyurmuştuk. Aradan geçen zaman diliminde birçok şey yaşandı. Elbette, MHP’de de birçok şey hatta deprem geldi geçti. Söz konusu partinin 15 Temmuz darbe kalkışmasında gösterdiği olağanüstü etkinlik olsun, Ak Parti Hükümetleri’nin sıkıştığı zamanlarda hükümete verdiği desteği olsun, bnun gibi bir dolu konuda MHP etkin ve etken oldu; malum… Bütün bunlara bakarak, içinde bulunduğumuz günlerde ortaya çıkan MHP fotoğrafı hakkında, ne düşünüyoruz? Biliyoruz ki pekçok adam, MHP’nin ya da onun temsil ettiği değerlerin, bu devletin bir nevi sigortası olduğunu düşünegeliyor. MHP’nin şu anki duruşu, müspet tavrı bizce nasıldır? Yani MHP’deki kafa karışıklığı düzeldi ve “parti hatta doktrin” çıkabildi mi kanaatini taşıdığımız karmaşadan ya da okuyabiliyomu Yeni Dünya düzenini?

Malum! Bu konuya, daha önce de bir parmak dokundurmuştum… Galiba “Bahçeli ve Gorbaçov Planı” adlı makalemizde bir şeyler anlatmıştınık. Ve makalenin sonunda “MHP ile ilgili olarak düştüğümüz şerhi ve her türlü müspet gibi görünen adıma rağmen koyduğumuz rezervi kaldırmış durumda değildik. Zira bu parti ve “kapalı kutu” ketumluğunda anlamadığımız bir durum var; inanıyoruz ki kafamızdaki birikmiş soruların cevabı ilerde belli olacak… Şimdilik o, bende kalsın yani şimdi söylemiyeceğim…” demiştim. Susacağım dediğin şey, iyice meraklandırmıştı.. Bu arada; “Acaba nedir? Hala meraktayım. Onu bir anlatsan; kısaca ya da özelden bir mesaj atsan acayip hora geçer!” diyen mailler aldım.
***
Tabii ki o aylarda, MHP’nin gidişatı ve bu gidişattan ötürü değişik mahfellerde verilen “MHP Üzerine Kararlar” o kadar değişkendi ki… Bugün, yarın derken cevabımız uzadı hatta nisyana düçar oldu. Ya da olmadı; Bahçeli’nin “Getirin Meclis’e bakalım!” dediği gün, konu, tarafımızca toparlanmış oldu. Ve kafamızda beraklaşan haliyle son bir kayıt yaptık. Uzun ve detaylı bir analiz oldu içinde Ak Parti de olan. İtiraf etmeliyiz ki söz konusu kayıt, Bahçeli ve Partisinin istikbali açısından hiç de müspet bir çalışma sayılmazdı. Hatta bu kayıtta, MHP hakkındaki kararım daha da kararmıştı. Çözümü için operatöre verdik. Lakin bu süre zarfında yine muğlak bir gidişat ve AK Parti-MHP ilişkisi başladığına şahit olduk. Yani MHP ve muhataplarına dönük tavrı, ağlar giler ayı gibiydi… Düğümü çözecek olan MHP, o günlerde samimiyet noktasında hep gider gelir durumdaydı kanaatimizce. Ya da MHP dışında kalan ve parti hakkında, dışardan karar vericiler, Ülkücü camianın istikbali çerçevesinde plan kurucular da partiyi gözden çıkarma ve çıkarmama ikilemini yaşamaktaydı. Bu parselde, en samaimi tavır, Ak Parti’deydi. Taslağı Meclis’e götürme kararlığında bit yeniği yoktu Beştepe’nin ya da Söğütözü’nün. Yani onlar, MHP’ye inanmışlardı. Ancak yine itiraf etmeliyim ki Fakir, onlar kadar değildim. İzalesi gereken bir durumdu benimkisi zira konuşan-görüşen onlar; hadisatın patronajlığı, tabii ki onların uhtesindeydi. Bu nedenle Ak Partililer gibi düşünmeye karar verdim ve söz konusu kaydın çözümünü yayınlamama kararı aldım. Sadece fitne yapmayalım diye. Ta ki “Eyaletlerden söz eden C.Başkanı danışmanı” konuşuncaya kadar. O gün gençlere; kaydı sordum; “Çözümledik mi, kayıt hazır mı?” diye. Değilmiş. Mecburen erteledik hem makale haliyle, hem de video şekliyle yayınlamayı; doğal olarak yayına sürecektim hazır olsaydı.
Bir süre sonra gerçekleştirilen Referandum sonuçlarının, neredeyse başabaş çıkmış olması, kayıtta anlattıklarımla fakiri, kısmen haklı çıkarmıştı. Bu arada baktım Ak Partililer, bu mesele üzerine konuşma niyetinde değillerdi. Onlara göre amaç hasıl olmuştu ya… Bu durumda üçe, beşe bakmaya kararlıymış gibiydiler yani çöplüğü karıştırmaya gerek yoktu. Fakir de işin sahiplerinin kararına saygı duydum ve sözü edilen “sivridilli çalışmayı” yayılamama karaı aldık. Konu kapandı. O kayıt mı belki de kaldırıp attık onu. Durum bu.
***
Daha sonrasına, bugüne doğru uzayan sürece gelince… Şunu görüyoruz: MHP’nin eski ve yeni hali tamamen farklı. “Anakronik Zaman Şaşkınlığı” da geçti sayılır. Lakin… Şimdi de kendisi için biçilen kaderin şakınlığı içerisinde diye bilirim MHP, Bahçeli ve Ülkücüler için. Zira Parti hatta Milliyetçi Hareket paramparça olmuş durumda. Çünkü dünyanın lordları, uzun ve tekrarlanan birçok deneme pratiğinin ardından, umdukları ölçekte “süt” sağmış değiller MHHP’den; demek kiumutları da kalmamış olmalı ki artk böyle istemekteler. Yani onların açısından da ikircik sonlanmış durumda. Ve Karar kesin: MHP parçalanarak, ortadan kaldırılacak. Lordlar, yol verdikleri hareket ve kurdurdukları partiyi, şimdi de kapatıyorlar. Şirket kapatır gibi…
Bu kararı alanlar ya da verenler sadece dünya lordları mı? Hayır! Yerli lordlar da MHP’yi defterden silmiş vaziyetteler. Yani bundan böyle Türk Siyasi Tarihinde eski güçlü ve “Yalnız Kurt” MHP’nin olma ihtimali yok. Bu minvalden olmak üzere şunu söyleye bilirim ki… Gerçekten de orta ve uzak gelecekte bir MHP olmayacak. Bunun gibi bir Saadet de yok hatta pekçok parti de… Çünkü Sistem, 16 Nisan hamlesiyle resmen değişti ve 2019 olmasa bile 2023 itibariyle Düalist Siyaset” işbaşı yapacak; seçmenler de sistemin “İkici Karakteri”ne adapte olacaklar; çare yok.
Ya da şöyle izah ederek noktayı koyalım: 16 Nisan Referandumu’nda “Hayır” diyenler de fikren “Evet”çilerle aynı çizgide yani “Evet” de sabitlenecek; yola girildi. Bundan böyle Parlamenter Sistem, bir daha dirilmemek üzere öldü. Bu hususta Kılıçdaroğlu, “Eski Düzen”i hortlatmak için bir hamle başlattı. Aslında bu hamle, söz konusu nizamı hortlatmak arzusuyla yapılmış da değildi. Amaç “Eski Düzen!” diyerek, eski düzencileri etrafında toplaya bilmek arzusuydu. Bu son hamle “Adalet Yürüyüşü” adıyla ama başka başka amaçlar ve hesaplaru adına yapıldı. Fakat hiçbir amaç hasıl olmadı; Kılıçdarğlu ve “Caz Arkadaşları” da yorulduklarıyla kaldılar…
***
Dönelim MHP’ye ve İstikbaline dair öngörülere: Şimdilerde hayattan yumuşak adımlarla çekilme sürecinde olan parti, siyaset arenasında olmayacak ama MHP’nin fikri mirası, iktidarını sürdürecek demekte bir mahzur görmüyoruz. Merhum A.Türkeş’in ve partisinin düşünsel mirasını Ak Parti ve Perinçek paylaşmış durumda. Bu yarışta veya paylaşımda, miras pastasından bir pay da Fetullahçılar kapma koşusunda şimdilerde, Meral Akşener eliyle.
Kanaatimiz o ki MHP çerçevesinde yaşananlar ve yaşıtılanlar, şu açıdan önemli; yukarıda ikrar edildiği gibi MHP, yaşamayacak fakat (Hira Dağı kadar Müslüman) fikri parçası, Ak Parti içinde sağlam bir kök oluşturacak; (Tanrı Dağı kadar Türk olan) fikri parçası da Ulusalcılık adı altında Vatan Partisinde kök salacak gibi duruyor.
İlerleyen zamanda ise… Şimdilerde, CHP ve Meral Hanımın, muhtemel partisinde hissedilen ülküsel fikri koku ve Mhpvari renk kalıntıları, yavaş yavaş yok olacak gibi ilerlemekte. Zira bu iki grup, fikre değil Ülkücü sayısına talip samimiyetsizliğini derununda saklamakta. “Bunların, hedefledikleri Ülkücü sayısına ulaşamayınca, mecburen başka mecralara yelken açacaklardır!” demekte bir beis görmüyoruz.
Bu arada; BBP’nin de “sırf elli kişi”nin finase ettiği bir dernek olduğunu biliyoruz yani zaten hükümsüz.
Bu anlamda son söz olarak… Sayın Bahçeli, dünü görememişti-görmesinin engellenmesine fırsat oluşturmuştu- fakat ve şükür ki bugünü çok iyi gördü ve gördüklerinden yola çıkarak geleceği oldukça muhkem bir Babil Kulesi gibi inşa etti. Onun, bu gidişatta sebat ederse ilerleyen zaman içinde ve AK Parti için bir bilge adamı olması muhtemel… Akıl danışılan, fikri sorulan… İşte, iyi olan bu; hem partisi, hem fikriyati, hem de “budun” açısından.
***

AHMET YOZGAT/D.D HABER

Benzer Haberler