HUZUR NEDİR?

Turgay Alkan
Turgay Alkan

Latest posts by Turgay Alkan (see all)

Günlerden bir gün, halkı tarafından çok sevilen bir kral, huzurun resmini yaptırmaya karar vermiş.
Bu itibarla huzuru en güzel resmedecek sanatçıya büyük bir ödül vereceğini ilân etmiş.
Duyurunun arkasından, yarışmaya çok sayıda sanatçı katılmış.
Sanatçılar, saray atölyelerinde günlerce çalışmış ve birbirinden güzel resimler yapmışlar. İşin sonunda eserleri saray görevlilerine teslim etmişler.
Tablolar sultanın huzurunda sergiye çıkarılmış.
Kral, tablolara uzun uzun bakmış fakat aralarından sadece iki resimden hoşlanmış.
Bu resimlerden birinde sükûnetli bir göl manzarası varmış. Göl, bir ayna gibi etrafında yükselen dağların görüntüsünü yansıtmaktaymış. Gökyüzünde pamuk beyazı bulutlar mavi zemini süslemekteymiş. Resme kim baksa, onun olağanüstü bir çalışma olduğunu söylemekten kendini alamıyormuş. Hükümdarın beğendiği diğer resimde de dağlar varmış lakin bunlar engebeli ve çıplakmış. Üst tarafta öfkeli bir gökyüzünden yağmurlar boşanmakta, şimşekler çakmaktaymış. Dağın eteklerinde ise köpüklü bir şelâle görünüyor, çağlayan hırçın bir şekilde çağıldamaktaymış. Kısaca, bu resim hiç de huzurlu gözükmemekteymiş fakat kral, resme bakınca gözüne şelâlenin ardında yer alan kayalıklardaki dar çatlaktan çıkan ufak bir çalılık çarpmış. Çalılığın üstünde, bir anne kuşun kurduğu küçük bir yuva gözükmekteymiş. Kulakları sağır eden bir gürültüyle akan suyun orta yerinde, anne kuş yuvasını kurmakla meşgulmüş. Bu manzara harika bir huzur ve sükûn örneğiymiş. Tabi vaat edilen ödülü ikinci resim kazanmış.
Konuyla ilgili olarak kralın açıklaması şöyleymiş: “Huzur, hiçbir gürültü veya sıkıntının olmadığı yer demek değildir. Huzur, bütün bunların içinde bile, kalbimizin sükûn bulmasıdır.”

TURGAY ALKAN/D.D HABER

Benzer Haberler