YENİ İNSAN, YENİ AKIL

Abdullah Şenturk
Abdullah Şenturk

Latest posts by Abdullah Şenturk (see all)

Eski Devlet, Eski Millet, Yeni İnsan, Yeni Akıl…

İnsanların doğruyu bulma zahmetinin arka planında ne vardır? ”
Özellikle Türk insanı doğruluğuna inandığı bilgiyi paylaşma hususunda diğer milletlerden ayrılır. Bu ayrılma doğru bildiğini diğer insanlarında bilmesinin onlara yapılmış bir yardım olacağı düşüncesidir. Türk insanı özelde yardımseverliğini de buradan alır. Bu paylaşım sadece doğru ile de sınırlı değildir. Paylaşmak kavramı günümüz kavram bozucularının planları çerçevesinde yemek, lüks yaşam ve eşya resmi paylaşımı ve özendirmesi adı altında bizlere sunularak beğeni toplama olarak gösterilmeye çalışılsa da bizim gibi kavram bilgisi güçlü ve olaylara çok katmanlı bakabilen insanlarda bu tarz projeler sonuç vermemektedir. Yine akıllı Türkler; yanlış, yahut zehirli bilgi paylaşımında da bu tarz projelere karşı sert bir tutum içerisine girmektedirler. “Sessiz kalıyorsak edebimizdendir.” bakış açısı mükafatın Yaratıcı tarafından verileceği beklentisinden kaynaklıdır. Ancak sürekli kullana geldiğimiz “kırmızı çizginin aşılması” yahut “sabrımız tükendi” gibi kavram ikilemleri ile bu mükafattan vazgeçebilen ırk olarak ta yine biz Türkler ilk sıralarda gelmekteyiz.. Tabi ben Türk Türk deyip duruyorum ama bu sakın yanlış anlaşılmasın ben Rizeli ve ataları Rum olan ama bu coğrafya da Müslüman ve Türk olarak doğmuş büyümüş biri olarak yazıyorum tüm bunları. Burada benim gibi kökeni Türk olmayıp davası ümmet ve vatan olan diğer forumdaşlar gibi.

Uzunca bir girişten sonra asıl konuya gelecek olur isek; Ben eski devlet aklının eski millet kavramı ile ,yeni insan tipolojisine ve yeni nesil aklın formatlanarak bu yola devam edileceği düşüncesini taşımaktayım. Burada bu olayı doğru değerlendirebilmek adına bazı basit tarihsel çıkarımlar yapabiliriz. Hz Ömer’in “İnandığınız gibi yaşamazsanız, Yaşadığınız gibi inanmaya başlarsınız.” sözünden hareketle bizim coğrafyamızda yapılmaya çalışılan tam anlamıyla budur. Yahudi nin tarih boyunca bilerek hataya düştüğü ve Allah’ın bizi Kuranda en fazla yer vererek uyarmaya çalıştığı ve onlarca peygamberi sırf bu uyarı için yeryüzüne yolladığı iman konusu Kuranda müminin özelliklerinde en fazla bahsi geçen konudur. 30 küsür yerde geçer ,Neye nasıl inandığını bilmeyen yahut bildiklerini kendi zihinsel örgüsüne göre değiştiren insan Allah’ın iman konusunda sıkıntılı gördüğü insandır. Nitekim tarih boyunca yapılan hataların ve gönderilen uyarıcıların tamamı şeytanın insanın ismininde kökünü teşkil eden nisyan kökünden türetilmiş olması ile alakalıdır. Nisyan unutan demektir. Ve şeytanın asıl görevi insanın asli görevini çeşitli entrikalarla Sekülerizmin de etkisi ile unutturmaktır. Tarih boyunca devlet yönetimine alınmayan Müslüman halk daha basit yaşamış ve kendisine unutturulmaya çalışılan bir çok değerden uzak olarak Allah’ın dinini farkında olmadan korumuştur. Yine aynı şekilde devlet yönetimine alınmayarak sokağa itilen Yahudi halk ise genetiği üzere basitliğini Gnostik altyapısı ile birleştirerek ticari konuda uzmanlaşmış ve para gücünü etkin kullanıma dönüştürerek günümüz dünyasında etkin bir konuma yükselmiştir.Bu yükselişin en önemli nedeni de Doğru insan kullanımıdır. Kur’an bir nevi insanın kullanım kitapçığıdır. Bu başlı başına bir makale konusudur sadece ilgili kısımla yetineceğim . Burada İslamın şartlarından olan oruç insanın aç kaldığında nasıl bir düşünce yapısı içerisine girebileceğini bize örneklemeler ile vermektedir. Müslümanlardan çok Yahudiler bu aç bırakılma kısmı ile ilgilenerek dünya yönetiminde söz sahibi olmaya çalışmışlardır. Açlıkla Allah bizleri fakirleri anlayıp düşünmeye sevk etmek isterken, Yahudiler açlıkla bizleri korkutmaya ve rızkın yaratıcı tarafından verileceğinin unutturulmasını sağlayarak eğitmeye kalkmışlardır. Son yüzyıllarda en iyi yaptıkları şeyde yine insan yönetimidir. Ve tüm bu konularda yaptıkları çalışmalar Kurandandır. Kurani kavramları alıp içlerini boşaltmaya çalışmaktadırlar. Ve boşalan bu alanlara kendi yeni kavramlarını getirip koymaktadırlar. Dünyadaki insan yığınlarını bu şekilde yönetmede başarılı olmuşlardır. Burada Osmanlının yıkılışı ile Bizim eski devlet aklımız bu değerlere sahip çıkarak sonradan uyandırılabilme adına suyu kendisi bulandırmış bulanık suda bazı değerlerimizin av olmasına engel olmuş ve nitekim kısmen münafık gibi davranarak suyun başına kendisi geçmiş ve vakti gediğinde de ki şu an o vakti yaşamaktayız ( suyun dinginleşmesi ile suya kattığı pislikleri temizleme ameliyesine girişmiştir. Bu bulanıklık ve müphemlik son yüzyıldaki tüm devlet aklının arka planında vardır. Su aynı sudur. İçindeki balıklarda aynıdır. Yüzyıldır bulanık sudan dışarıda olan biteni göremeyen balıklara bu pisliklerden bir haber yeni bir akıl formatlanacaktır. Basit bir şekilde benim sizin başlığınızdan anladığım ve çıkarımlarım bunlardır. Selamatle…

ABDULLAH DİDE ŞENTÜRK/D.D HABER

Kimler Neler Demiş?

İlk Yorum Hakkı Senin!

Bildir
avatar
wpDiscuz

Benzer Haberler