SİYASET OKUMASI ve ANALİZ YETENEĞİ

Ahmet Yozgat
Ahmet Yozgat

Latest posts by Ahmet Yozgat (see all)

Sevgili Can Nevres’in uzunca bir mesajını aldık. Mesajın 7. maddesindeki derdi başka. Soruyor başka olan derdini: “Bu analizleri nasıl yapıyorsunuz? Mesela, en başta İngojudik ve Almojudik vardı. Daha sonra AlmoAmerikano oldu. Ve ilerleyen zaman içinde “Hanedanlar” girdi konuya. Ve onlar adına Anti-Rex, Rex-Deus ve hatta Vatikan’ın Planları var. Bence bunun bunun bilgi ile alakası yok. O halde bu analiz yeteneğini nasıl geliştirdiniz? Bir üstadınız var mı? Ya da başka bir durum… Ve bizim de buna benzer analizler yapma yeteneğine sahip olma arzumuz olsa bunu, nasıl yapabiliriz? Sorularımı cevaplarsanız çok memnun olurum. Selamlar sevgiler.”
***
Sevgili Can Nevres… Evvela nasılsın?
Ve 7. Soru… Sevgili Can… Kendine Fakir diyen adamın yapayalnız olduğunu anlamış olman gerekirdi. Kimseye bağlı veya bağımlı değiliz çok şükür! Gizli bir ajandamız da yok. Ya da bir başka ajandanın bir sayfası da değiliz. Bir kardeşin yazdığı bir cümlenin sonunda; “………….. söylüyorsunuz veya söyletiliyorsunuz!” yine bir başkasının; “………. önünüze konanı okuyorsunuz!” şeklindeki kuşkuları nereden kaynaklanıyor; anlayamıyorum. Ya da sen; “…… bir üstadınız var mı?” sualini neden sordun? Merak ediyorum doğrusu… Üstad dediğin ne, kim? Bir başka Ahmetyozgat değil mi yani insan… O halde hemen söyleyeyim; fakir, en sonuncu Ahmetyozgat’ım.
***
Geçtiğimiz ay yayınlanan “Ak Partiyi Bekleyen Tehlike” kaydında tarafımızı açık seçik ortaya koyduk, bir bakıma mevcut Ak Partiyi reddettik ve dedik ki: “Biz Anadolu Savaşçı-Rençperlerinin tarafıyız.” Tarih boyunca, bu kesimin yani “Savaşçı-Çiftçi”lerin yanında olan kaybetmiştir. Bu bilindiği için hiç kimsenin de açık açık ve samimiyetle onların yanında olduğu söylenemez.
Ya biz niye oradayız?
Zira onlar, “Allah’ın en garipleri” üstelik garip olduğunu dahi bilmeyen ümmiler… Dürülen ve sona dayanan bu dilimde Yüce Rahman -tabir caizse pozitif kayırmacılıkla- onların yanında sanıyoruz… Bu nedenle biz de onların yanındayız.
Yüce Allah, insanlık tarihinde, iki kere kayırdı ÜMMİLERİ… Bunlardan birincisi, Miladi 610’da Arabistan çölünde yaşandı. Orası “ÜMMİ ve HANİF ÇÖL”dü. Ve başarıldı. İkincisi bin yılında Orta Asya bozkırlarında yaşandı. Çünkü orası “ÜMMİ ve HANİF STEP”ti… Şimdi, pozitif kayırmaca, “ÜMMİ ve HANİF STEP”in devamı olarak, Anadolu’nun ortasından ayağa kalkıyor; “HANİF BOZKIR”dan… “BOZOKLULAR BOZKIRI”ndan…
Devamı var mı? Elbette! Asıl kalkışma, Anadolu’ya bağlı bir şahlanış olarak, “ÜMMİ ve HANİF SAVANA” Afrikasından neşet edecek sanıyoruz. Onun için “ANA-Afrikacılık” hatta “Afroasyacılık” diyoruz ya…
***
Gelelim; “…biz bu analizleri nasıl yapabiliriz?” sualine… Forum’u onun için kısmet etti ya hepimize Yüce Rahman, Nevresciim. Orada çok katmanlı düşünce ve analiz yeteneği geliştiriyoruz. Son zamanlarda, orada yazan kardeşlere soralım: İlk geldiğiniz gün, dünyaya kaç pencereden bakıyordunuz; şimdi kaç pencere açık önünüzde? Öncelikle sen cevapla bu soruyu istersen.
Ama yine de; “….biz bu analizleri nasıl yapabiliriz?” sorusuna cevap olarak iki çift laf edelim. Üstat var mı dedin ya yukarı da… Allah için kullanılan bir unvan da “RABB” olarak bilinir ya. İşte bu kelimenin sözlük anlamı; öğreten, öğretmendir. Yani üstad… O’ndan iyi üstad mı var be Nevres’im. Kayıtların son cümlesini boşa söylediğimiz mi sanılıyor acaba, tarz olsun diye… Yo yo! Varıp bilginin, düşüncenin, bilimin, analizin, yorumun gerçek sahibine teslim olmaktır o sloganik cümle. Ve kaç kere yazdım. Bir dua: “Rabb’im, ilmimizi artır!” işte şifre bu… “Allah’la samimi olmak…” da burada başvurulacak bir yöntem. Ve sorunu, O’na soracaksın. İki arkadaşçasına…
Bir başka husus… Dikkat ettiğin gibi fakir, kendi kavramlarıyla konuşmakta… Seviyoruz bu tarzı. Nasıl sevmeyelim bizim kavramlar, literatüre girdi bile yani genelleşti. Farkında değilsiniz ama itiraf etmeliyim ki “Derindunya Kavramları”yla düşünen herkes, “Derindunya Düşüncesi” için düşünce üretmekte… Yani “Derindunyacı Yozgatlı” bir kişi değil artık, çok şükür! On binlece kişi yani “Derindunya Gönüllüleri” bizimle beraber… Ne güzel değil mi? Bunca beyin, aynı örse çekiç sallamada; bunca çekiç, demiri yanlış döver mi? Ya da şöyle tevil edelim; bunca çekiç aslında demir dövmüyor, Fakir’in beynine nizam veriyor, enerji veriyor ve bilgi aktarıyor. Bu durumda yanlış düşünmemiz mümkün mü? Ee, ne yapacağız o halde veya ne yapacaksın? Dene bakalım kendi kavramlarını üretmeyi. Hem konuları anlamak ve anlatmak kolaylaşsın hem de “Şahsi düşünce zinciri” oluşmaya başlasın.
Bir başka yöntem: Teheccüt zamanı uyanık ol ve o dilimde düşün. Yani tüm beyinlerin kapalı olduğu saatte…
Dünyadaki hiçbir şeyin, birbirinden bağımsız olmadığına inan. Tarihte ve günümüzde yaşanan tüm olaylar, girift bir örümcek netvörküyle birbirine bağlı. Bu nedenle yorumcu, “Düşünce Ağı” kurmak durumunda, doğal ağa uyumlu olarak… Kelebek etkisi…
Fakir, yıllardan beri kitap okumuyorum. Okumak isteğim olduğunda, oturup bir kitap yazıyorum. Zira bilgi insanın içinde.. Hani, “Çalınan bilgi nerede?” diyoruz ya… cevap bu işte: İnsanın kendi içinde… Ya da “Hikmet Bilgisi”ne yol, nereden gider? Kendi içinden… Ya dıştaki yol, nereye götürür insanı; tabii ki kütüphaneye… Ama “HİKMET” kütüphanelerde aranamaz. Zira orada salt bilgi mevcuttur, ezberlenir ve kitap hammalı olunur. Ama bilgi hammalığını da asla küçümsemiyorum lakin bir yere “Felsefe Kapısı”na kadar.
Bir de televizyon gazetecileri ve onların hiç olmaması gereken “gazeteci yorumculuğu” var. Onlar ancak havanda su döverler zira aldıkları eğitim, buna zorlar beyinlerini. O halde, her akşam onları dinlemek, yorumcu adayına ne kazandırır. Hiç! Malumatfuruşluk sadece….
“O halde akşam analizlerini dinlemeyelim mi Ahmet abi!”
Öğrenmek için dinlemeyin! Sadece kafanızda soru oluşturmakta yararlanın onların konuşmalarından. Çok çok çok soru.. Ve kurduğunuz onca soruların cevabını kendi içinizde aramaya başlayın. Uykuya dalmadan önce o soruları hatırlayın ve öyle uyuyun. Böylece, siz uykudayken bile, beyniniz arka planda çalışmaya ve cevap aramaya devam etsin.
Sevgili Nevres! Şimdilik aklıma gelenler bunlar. Burada yazdıklarımız, senin şahsında tüm kardeşlerimi de alakadar ettiği için… Bunları bir derindunya mektubu yapalım mı?
Selamlarımla…
***

AHMET YOZGAT/D.D HABER

Kimler Neler Demiş?

2 Yorum - "SİYASET OKUMASI ve ANALİZ YETENEĞİ"

Bildir
avatar
Sıralama:   En Yeniler | Eskiler | Beğenilenler
murat kurulu
Ziyaretçi

Anadolu Savaşçı-Rençperleri FETULLAH GÜLEN de buna benzer anadolu insanı ifadesini kullanıyordu. ifadelerinizde tarzınızda benzerlikler var.. fakir… bir yakınlığınız var ama nereden çözemedim.. ihtiyarlar heyetinden mi… geleceğe olan hitaplarınız mı, geçmişten getirdikleriniz mi..

Emre Uyar
Ziyaretçi

Ahmet Hocam, sizi ilk dinlemeye başladığımda çok etkilendim ama çok ta şüphelendim. Ama zaman geçtikçe düşünce yapınıza ısınmaya ve bakış açınızı algılamaya başladım. Gelişmekte ve geçmişte kalan olayları farklı bir gözle tekrar düşünme fırsatım oldu. Birçok olay yepyeni anlamlar kazandı. Bilgilerinizi bizlerle cömertçe paylaştığınız için çok minnettarım.

wpDiscuz

Benzer Haberler