KOPAN TESBİH ve HABER VERDİĞİ SIR

Turgay Alkan
Turgay Alkan

Latest posts by Turgay Alkan (see all)

Osmanlı’nın en debdebeli zamanıydı yani Kanuni Sultan Süleyman devri… Bu devirde bizler, bir dünya milletinin en şaşalı çağını yaşayışına şahit oluyoruz. Öyle ki Yüce Osmanlı Devleti, en geniş sınırlarına ulaşmış, üç kıtaya yayılmış, ak ve karadenizleri birer Türk gölü haline getirmiş ve dünyanın bütün devletlerinin kaderini iki dudağı arasına almıştı. Devlet, devrinin süper gücüydü; cihana nizam vermek padişahın tekelindeydi. Padişahı temsil eden sadrazamlar da her sözü kanun mesabesinde, en üst düzey devlet yöneticisiydi. Devrin sadrazamlarından biri de “Semiz” lakabıyla maruf Ali Paşaydı. Paşa, sert görünüşlü, katı bir adamdı. Ama bununla birlikte nezaketiyle de meşhurdu.
Bir gün… Sadrazam Semiz Ali Paşanın huzuruna bir kadı çıkmıştı.  Mahkemesiyle ilgili bir durumu görüşecekti. Bu kadı, esrar kullanırdı fakat onun esrarkeşliğini hiç kimse bilmezdi. Huzurdaki kadı, el etek öpmek için sadrazamın önünde eğilirken nasıl olduysa oldu ve cebinden esrar kutusunu düşürdü. Şimdi kıyamet kopacaktı. Çünkü uğursuz kutu, şaşkın şaşkın baka kalan sadrazamın ayaklarının gibine kadar yuvarlanmıştı.
İşin farkına varan sadrazam, esrarkeşliğin yasak olmasına rağmen kadıyı bozmak istemedi: “Kadı efendi, kıblenümanınız düştü galiba.” dedi. “Haydi, onu düştüğü yerden alınız.“
Kadı,  sadrazamın büyük bir nezaketle “kıblenüma” olarak adlandırdığı esrar kutusunu almak için telâşla eğilirken, daha kötü bir şey oldu. Kutunun kapağı açılarak, bu kez de esrar topakları yerlere saçılı vermişti. Bunu gören sadrazam, kadıyı yine bozmadı. Büyük bir  incelikle işaret etti: “Efendi, tespihiniz koptu.” dedi. “Onu toplayınız.”
Ne yapacağını bilemez bir hâlde kalan zavallı kadı, kıpkırmızı bir yüzle huzurdan çıkınca, bir daha esrar içmeğe tövbe etti. ***

TURGAY ALKAN / DERİNDÜNYA MEDYA

Kimler Neler Demiş?

avatar
  Subscribe  
Bildir

Benzer Haberler