15 TEMMUZ EN ETKİLİ TİYATROYDU

Ömer Yıldırım
Ömer Yıldırım

Latest posts by Ömer Yıldırım (see all)

15 Temmuz 2016 akşamından 16 Temmuz gününe kadar bazılarının inanamadığı bazılarının da korku ve şaşkınlık ile karşıladığı ve tepkiler, direnişler ile sonlanan bir gün yaşadık.
Üzerinden tam bir yıl geçmiş ve 15 Temmuz akşamı vatan caddesi ile millet caddesine tekrar gittiğimde karmaşık duygular yaşadım. Zira o gece, askerin sokağa çıkma yasağını gerekçe göstererek taciz atışına polisin araçtan çelik yeleğini giyerek çıkması hâlâ gözümün önünden gitmiyor. Şehitler, gaziler ve muzafferler…
Tekrar 2016 ya o geceye dönelim. Tabiri caiz ise ülke uçurumun eşiğinden dönmüş tüm millet derin bir nefes almıştı. Birlik beraberlik ve kenetlenme had safhadaydı. Ve Yenikapı mitingi ile işte sonunda istenilen tablo diyebilmiştik, gözlerimiz yaşarmıştı. Sonra bazı sesler çıkmaya başladı ve biz bu güzel rüyadan uyandık.
31 Temmuz 2016’da CNN International’a konuşan Fethullah Gülen, 15 Temmuz darbe girişimi için “Bu bir darbe değil tiyatro” ifadesini kullandı. İlginçtir ki bu ifadeyi daha sonra ülkemizde bazı siyasiler de kullanmaya başladı. Bu da yetmedi tiyatro ifadesinden biraz daha yumuşak “kontrollü darbe” ifadesi kullanılmaya başlanıldı. Bu ifade CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu tarafından defalarca ve de yüksek sesle dile getirildi. Bu iki ifadenin de birbirine çok yakın maksatlar güdülerek, cümle içinde kullanıldığını söyleyebiliriz. “Tiyatro” ve “Kontrollü darbe…” İkisinde de “oyun” ve “çıkar sağlama” kavramları ya birlikte ya da ayrı ayrı olarak öne sürülmüş görünüyor.
Ben bu kavramları okuyunca ve duyunca “hiç bu açıdan bakmamıştım” diyerek sayelerinde aydınlandım ve bilakis hiç tepki göstermedim. Bence haklılar. Nasıl mı?
Genelde “Bu bir oyun, bu bir tiyatro” ifadesi çok sık kullanılır. Bazen olumlu manada ama genelde de ciddiye almamak ve eleştirmek manasında kullanılır. Tiyatro bölümü lisans ve yüksek lisans eğitimi görmüş ve bu alanda eğitimler vermiş biri olarak şunu söyleyebilirim, 15 Temmuz gecesi ile ilgili “tiyatro” kavramı bilgiyle ve düşünülerek kullanılıyor ise çok farklı ve de yanlış olmayan bir yerden bakılıyor bence. Yok, kelimenin sadece halk arasındaki anlamı düşünülerek küçümsemek ve eleştirmek için kullanılıyorsa yine tepki göstermiyorum onu da bu ifadeyi kullananlar için bir itiraf olarak görüyorum. Buradan da anlaşıldığı üzere tiyatro ifadesini iki farklı manada inceleyeceğiz. Biri tiyatronun asıl manası ve kökeni diğeri ise eksik de olsa yaygın olarak kullanılan algısı ve manası.
Birinci bakış açısı… Dilimize Fransızcadan geçen “tiyatro” sözcüğü de (théâtre) eski Yunanca “Theatron” dan kaynaklanır. “Thea” yani “Görme edimi” ile “T(h)eastai” (Görmek) sözcüklerinden oluşan “Theatron”, “görülen, bakılan yer” demektir. Arapçadaki karşılığı ise bakmak, nazardır; teatron manzara (bakacak, bakınacak yer anlamında); theoria ise nazariyye demektir. Bakan ve bakılan esastır tiyatroda. Bakan için bakılan çok önemli ve değerlidir. Tiyatroda gerçeklik ve samimiyet önemlidir. Sahte ve hissiz her gösterim bakan da etki uyandırmadığı gibi hedefinden de uzaklaştırır. Peki, nedir hedef?
Tiyatronun kökenine bakacak olursak, ritüellere ve anlatılara dayanmakta olduğuna şahit oluruz. Genelde dini ritüeller, ölüm, arınma, çatışma ve yeniden güçlenme motifleri görülenlerdendir. Bakanlar, bunlardan etkilenir; ibret alır ve arınma yaşarlar.
Tiyatro en ilkel zamanlarda dahi hayatın bir parçasıydı. Yani her koşulda gösterilirdi. Ne hastalık, ne başka bir gerekçe ile iptal edilmezdi. Sadece, bir tek koşulda iptal edilirdi; o da idam zamanı. Çünkü halk; tekrarı olamayacak başka bir gerçeği yani idamı izlemeye giderdi. Dolayısı ile tiyatro hayattı aslında ve gerçekti.
Tragedyada iki önemli terim vardır bunlardan biri Hamartia diğeri ise Katharsis’dir. “Hamartia” Yunan düşüncesinde tanrı buyruğunun dışında felakete yol açan insanca bir etken olarak geçer: gaflet, küstahlık, zaaf, ters tepen kişilik özelliği… Bunlar birer trajik hata sayılır. “Katharsis” için ise hamatria sonucunda insanın iç yaşamı için gerekli olan arınmadır. Hadiselerden ders alarak ruhsal ve zihinsel arınma yaşama durumudur diyebiliriz.
William Shakespeare “bütün dünya bir sahnedir ve kadın erkek herkes ancak birer oyuncu sıraları geldikçe ya girer ya çıkarlar. Her insan nice roller oynar ömrü boyunca…” der. Ayrıca bir oyununda da şöyle der: “doğduğu gün de, bugün de tiyatronun asıl amacı nedir? Dünyaya bir ayna tutmak, iyilerin iyiliklerini, kötülerin kötülüklerini göstermek, çağımızın ne olup ne olmadığını ortaya koymak…”
Tiyatro aslında hayatın bizatihi kendisidir. Dolayısı ile 15 Temmuz gecesi yaşananlar aslında bütün bir hayat oyunu içinde diğer kurtuluş mücadeleleri gibi bir sahne idi. Bizim arınmamızı ve düşünmemizi sağlayan bir sahne idi. bu açıdan bakıldığında arınmaya vesile olan ve etkileri ile bizi daha da kenetleyen bir hadiseydi. Başta eski adı ile Boğaziçi köprüsü, Çengelköy ilçesi ve Ankara Kazan ilçesi gibi birçok yer “teatron” yani bakılan yerdi. Tabiri caiz ise arenada özgürlük savaşçılarının mücadelesi idi görülenler. Bununla da bitmedi şehit cenazeleri, gazi hikâyeleri, görüntüler ve demokrasi nöbetleri geride kalanları hem hüzne boğarken hem de arınma ve kenetlenmeye vesile olmaktaydı. Güvenilir denilen birçok hain de kendini açık etmiş, belki de daha büyük bir felaketin önüne geçilmişti. Bundan daha etkili bir tiyatro yaşanabilir mi? Bu açıdan bakıldığında tıpkı ağıtlar, cenazeler, düğünler ve törenler kadar gerçektir. Neticesi önceden bilinmeyen gerçek bir tiyatro idi 15 Temmuz ve milletin zaferi ile sonuçlandı.
Gelelim ikinci bakış açısına… Biraz önce, etimoloji ve tarihe bir nebze dokunup tiyatro kavramının eksik algısının önüne geçmeye çalışarak hususu, gerçek anlamı ile değerlendirdik. Ve gerçekten de 15 Temmuz’un en etkili tiyatro olduğunu ve tesirlerini yeniden hatırladık. Şimdi, içinizden şunu geçiriyor olmalısınız: Başta Fethullah Gülen olmak üzere, diğer firari örgüt üyeleri ve bu fikirde olan bazı siyasilerle sair vatandaşların,’Tiyatro…’ ifadesi ile CHP liderinin ortaya attığı “Kontrollü Darbe…” söylemi aynı maksatla söyleniyor!” Evet, böyle dediğinizi duyar gibiyim. İddiacıların ağzından çıkana hem inanmadıklarını, hem olayı küçümsediklerini hem de karşı çıktıklarını düşünüyorsunuz. Ben, bu bakış açısını kabul ettiğim için onlara kızmıyorum; bilakis, gerçeği itiraf ettiklerini düşünüyorum. Nasıl mı?
İzah etmeye çalıştığımız açıdan baktığımızda “tiyatro” ifadesi, kurmaca ve gerçek olmayan bir oyun anlamı yüklenerek ortaya atılmakta. Tıpkı, günümüzde herhangi bir tiyatro oyununa gittiğimizde kurgusal bir oyunu izlediğimiz gibi… Akıllarısıra yaşananları, başta Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yazıp kurguladığı düşüncesini söylemeye cüret etmekteler. “Kontrollü darbe” söylemi de bunun biraz daha esnek ve yumuşak bir anlatımı olarak dinleyenlerde yankı buldu. Ki başta Cumhurbaşkanı olmak üzere, Başbakan ve bazı şehit aileleri ile gaziler bu ifadeden rahatsız oldular. Şimdi, ikinci açıdan bakıldığında, söylemin bir fayda sağlamak için kurgulandığını düşünebiliriz. Tiyatro ya da kontrollü darbe diyenler, aslında bu ifadeleriyle bir taraf olduklarını da itiraf ediyorlar. Zira bu fikri savunanlara göre, olan biten bir tiyatro ise oynayanlar (meydanlarda olanlar) nasıl var ise tiyatronun olmazsa olmazı olan seyirciler de olmalı. Tıpkı, ekran başında, tüm yaşananları bir tiyatro gibi izleyerek sonucunu bekleyip pozisyon alanlar gibi… Ya da koltuklarına kurulup kanlı bir oyunun seyircisi gibi izleyenler için evet “bu bir tiyatro” idi. Fakat sadece sizler için bir “tiyatro” idi maalesef…
Ve 15 Temmuz 2016 gecesi, asker yolları kapatmışken ve henüz, hamlenin bir kalkışma olduğu belli değilken, sokaklarda koşuşturan “bazı kişilerin” darbeyi gerçek veya gerçekleşti sanıp bilmeden-anlamadan hemen karşı düşünce tarafına geçerek/kaçarak, başta Cumhurbaşkanımız aleyhinde konuşmaya başlalarını ve askeri bir konum alışlarını buraya not düşmek istiyorum.
Sonuç olarak… Bedeller ödendikten, 15 Temmuz gecesi geçtikten; tehlike atlatıldıktan ve güven duyguları sarsıldıktan sonra asıl oyunu şimdi, “kendileri” oynamaktalar.
***
ÖMER YILDIRIM / DERİNDÜNYA MEDYA Yönetmen, oyuncu ve eğitmen… bayyildirimomer@gmail.com

Kimler Neler Demiş?

avatar
  Subscribe  
Bildir

Benzer Haberler