ÖĞRETMEN ATAMA VİZYONUMUZ

Mahir Kılıçoğlu
Mahir Kılıçoğlu

Latest posts by Mahir Kılıçoğlu (see all)

Türkiye’nin hangi okulunda kaç öğrenci var, kaç öğretmen var ve ne kadar fazla veya eksik öğretmen var bunların hepsini biliniyor. Okullardaki öğretmen sirkülasyonu, öğretmen durumları vs. hepsi sistem içinde takip edilebiliyor. Kim izinde, kim açıkta, kim doğum izninde, kim ücretsiz izinde vs. hepsi Milli Eğitim Bakanlığının sisteminde kayıt altında tutuluyor. Dolayısıyla boş kalan, boşalan, dolan kadrolar günü güne takip edilebiliyor.

2016 Eylül-Ekim aylarında, Bakanlıktan ne kadar öğretmen norm fazlası olduğuna dair bir rakam açıklanmıştı. Yaklaşık 41 bin öğretmen norm fazlası olarak çalışırken bunların atamaları yapıldı. Her sene bir şekilde norm fazlası olan öğretmenlerin dağıtımları yapılıyor. Yine de okulların öğretmen sorunu bitmiyor. İzne ayrılan, geçici göreve giden, çeşitli mazeretlerle zorunlu dersler harici derse girmeyen vb. öğretmenlerin yerleri çoğunlukla boş kalıyor ve geçici çözümler, pansuman çözümler haricinde çözüm üretilmiyor.

Merkez ve Taşra Teşkilatlarda Görev Yapan Öğretmenler

Ülkemizde kadrosunun bulunduğu okulda çalışmayan, il, ilçe ve Bakanlık nezdinde geçici görevlendirme ile çalışan öğretmenler var. Türkiye’de bazen görevlendirilmeleri sorun olan bu öğretmenlerin görevlendirildikleri yerde ifa ettikleri görevler ciddi ve önemlidir. Bakanlık merkez ve taşra teşkilatlarında, hiçbir memurun yapamayacağı, amirlerin de yetersiz kaldığı, ancak öğretmenlerin yapabileceği pek çok iş ve uğraş var. Çoğu zaman birkaç öğretmenle halledilecek iş ve uğraşlar nedeniyle öğretmen görevlendirilmeleri zahmetsizce yapılırken, bazen bu görevlendirmeler ciddi sorun teşkil ediyor.

Bakanlık merkez ve taşra teşkilatlarında öğretmen görevlendirilmesi yıllardan beri yapılan bir uygulama iken, bunu sürekli, kalıcı ve yasal boyutları olan bir çözüme kavuşturmak için bir çalışma yapılması gerekiyor.

Milli Eğitim Bakanlığının merkez ve taşra teşkilatlarında çalışan, çalışacak olan, çalışması gereken öğretmenlere ihtiyacı vardır. Okullardan çekerek, okul kadrolarını boşu boşuna işgal ederek öğretmeni geçici olarak belirli yerlere çekmek başka sorunları da beraberinde getiriyor. Artık, Bakanlık merkez ve taşra teşkilatlarına da eğitim uzmanı gibi bir sıfatla belirli niteliklerde öğretmenleri kadrolu olarak vermemiz gerek. Bunlara yerelde yüz yüze eğitimden kopmayacak bir model de geliştirerek, esnek ve geçişken bir yapı kurmamız gerekiyor. Bu, öğretmenlerin kariyer yapmaları içinde bir model olabilir.

Ücretli Öğretmenlik

Okullarda olmayan, atanmayan, çeşitli mazeretleriyle izne ayrılan öğretmenlerin yerlerine ücretli öğretmenler görevlendiriliyor. Ücretli öğretmenler, okullarda girdikleri ders kadar ücret alan öğretmenlerdir. Haftada 30 saat derse giren kadrolu sınıf öğretmeni maaş+ekders yaklaşık 3500 civarı bir ücret alıyorken aynı sürede derse giren ücretli öğretmen ancak asgari ücret kadar ücret alıyor.

Bir çeşit kölelik olan ücretli öğretmenlik, anayasanın eşitlik ilkesine, angarya verilemez ilkesine aykırılık teşkil ediyor bence. Eşitlik ilkesini anladıkta, angarya nasıl oluyor diye sorarsanız açıklayayım hemen; aynı işi yaptıkları halde birine diğerinin yarısından bile az ücret verilmesi bence angaryadır.

Milli Eğitim Bakanlığı her yıl Maliye Bakanlığının verdiği kadrolar kadar öğretmen atıyor. Ancak verilen kadrolar öğretmen ihtiyacının çok çok uzağında. Bakanlık ihtiyaç duyduğu öğretmen kadrolarını işte bu geçici çözümle, ücretli öğretmenlerle çözmeye çalışıyor.

Merkezden öğretmen atamaları bize hiçbir şey kazandırmıyor. Merkezden okulları idare etmek bizi bir yere götürmüyor. Merkezden talimatla Hakkâri Çukurca’daki okulun öğretmen sorunu hiçbir zaman çözülmüyor. Ne ücret politikası, ne güvenlik, ne sosyal imkânlar bazı yerlerdeki öğretmen sorununa merkezi atamayla çözüm getiriyor. Ankara merkezde yer alan okulların bile öğretmen sorunu, merkezden yapılan atamalarla çözülmüyor.

Sadece ücretli öğretmenlere diğer öğretmenlerle aynı imkanları tanıyın, yerlerine kadrolu atanana kadar aynı ücretleri ve çalışma şartlarını (yaz tatilleri de dahil) tanıyın, işte o zaman öğretmen atamalarıyla ilgili doğru bir vizyon geliştirmeye başlarız. Maliye Bakanlığının kadrolarına bile gerek kalmadan, yerel imkânlarla öğretmensiz okul bırakmamış oluruz.
*******************

MAHİR KILIÇOĞLU / DERİNDUNYA MEDYA

Benzer Haberler