GÖZLÜK NEREDE?

A. Elif Alkan
A. Elif Alkan

Latest posts by A. Elif Alkan (see all)

Osmanlı’nın ünlü devlet adamlarından biri de Sadrazam Kâmil Paşaydı. Tarihin kadirşinaslıkla bahsettiği Paşa, hak bilir bir adamdı; bu nedenle devlet işlerinin ehline verilmesinden yanaydı. Çünkü devletin en büyük sorununun amirlik ve memurlukların hak eden insanlara verilmeyişiydi; Paşa bunun farkındaydı. Doğal olarak, kendi emrindeki görevlilerin zeki ve yetenekli olmasına da çok önem verirdi. Öyle ki maiyetine adam alırken, adayları bizzat kendisi karşısına alır ve uzun uzun imtihan ederdi. Bu konuda çok keskin ölçüleri vardı, koyduğu kriterlerden asla taviz vermezdi. Özel ölçülerine uymayan hiç kimseyi maiyetine dahil  etmezdi. Bu yüzden çevresindeki adamların çoğu zeki hatta dahi sayılabilecek kimselerden oluşmaktaydı.
Kamil Paşanın yaşı bir hayli geçkindi. Bu nedenle gözleri kusurluydu. Her daima gözlük takardı. Çünkü gözlüksüz pekiyi göremiyordu. Paşa, bir gün sadaret makamında yani başbakanlık binasında çalışıyordu. Bu sırada, masasının üzerine bıraktığını sandığı gözlüğünü bir türlü bulamamıştı. Sonunda, sinirlenip zile bastı ve hademeyi yanına çağırdı. Koşa koşa içeri giren adama bulanık bakışlarla baktı. Kaşlarını çatarak çıkıştı: “Şeref Efendi, neden benim gözlüğümü belli bir yere koymazsınız ki!” diye bağırdı. “Yine hangi cehenneme soktunuz?”
Paşa, kayboldu sanıyordu oysa gözlük, bu sırada alnındaydı. Hademe, durumu fark edince gülmemek için kendini zor tuttu. İlk şaşkınlığı geçince de nezaketle paşaya alnını işaret etti: “Sinirlenmeyiniz efendim.” dedi. “Siz, şimdilik alnınızdaki gözlükle idare buyurunuz. Biz, cehennemdekini arar, daha sonra buluruz!”

AYŞE ELİF ALKAN / DERİNDUNYA MEDYA

Benzer Haberler