BİR AVUÇ YETMEZ!

F. Hamid Çeliktaş
F. Hamid Çeliktaş

Latest posts by F. Hamid Çeliktaş (see all)

Genç kız evleneli çok bir zaman olmamıştı. Henüz evliliğinin üçüncü ayında annesine geldi. Aslında sevdiği adamla evlenmişti, sevildiğini de biliyordu ancak bir şeyler yolunda gitmiyor gibiydi. Ana kız, bu konuyu tartışmak için dışarı çıkıp tenha bir yer aradılar. Sahilde karar kıldılar. Konuyu konuşa konuşa akşam ettiler. Bu nedenle herkesin terk ettiği sahilde oturmaya devam etti ve günbatımını seyre daldılar. Anne, uzun bir süre sessiz kaldı. Çocuklarına yapabileceği en güzel iyiliğin onları dinlemek olduğunu biliyordu. Şimdi de dinlemişti. Genç kız da ilgiyle dinlenildiğinin farkındaydı; bu nedenle anlattıkça anlatmıştı. Akşamın çöküşüyle sakinleşen sular karanlığı yavaş yavaş yudumlarken anne kızına döndü: “Bak kızım…” dedi nihayet. Kızının meraklı bakışları arasında henüz sıcaklığını kaybetmemiş bir avuç kumu avuçladı: “Siz, birbirinizi severek evlendiniz.” diye ekledi. Kumu gösterdi elinizde olanın hepsi bu: “Aşk, kum taneleri kadar çok ve şimdilik sıcak”
Genç kız başıyla onayladı “Evet, çok ve henüz sıcak.”
Anne devam etti: “Evlenerek aşkınızı avuçladınız.” dedi. “Avuçlarınızda kalsın istediniz. Arzu ettiniz ki hem çok, hem de sıcak kalsın.” Bu sırada avuçlarını hafifçe açıp kumları gösterdi: “Şimdilik avuçlarımda ve tutabiliyorum bunları.” Sonra parmaklarını sıkıca birbirine kapatıp avucundaki kumlan sıkıştırdı; bu nedenle kum taneleri, parmaklarının arasından dökülmeye başladı: “Şimdi, aşkla kum tanesi arasında bir benzerlik daha ortaya çıktı.”dedi kızının yüzüne bakarak:”Aşkı hep aranızda tutmak istiyorsanız hepsi sıcak kalsın ve eksilmesin istiyorsanız, birbirinizin kişiliğini yok edecek biçimde eşine benzemeye ya da eşini kendine benzetmeye kalkma.” Bir süre sustu. Sonra ekledi: “Bırakın, aşkı tutan kişilikleriniz olduğu gibi kalsın. Parmaklar arasındaki mesafe gibi… Kişilikler arasında mesafe de azaldıkça, aşk parmaklarınızın arasından kum taneleri gibi dökülüverir. Aşkınız, iki ayrı kişi olduğunuz sürece çoğalır ve sıcak kalır. Biriniz diğeri adına kimliğini yitirirse aşk da sütunlarını kaybetmiş kubbe gibi çöker. Unutma, iki sütun birbirinin yanında ancak birbirinden bağımsız olduğu sürece işe yarar. Ağaçlar da böyledir… Yan yana olsalar da biri diğerine gölge etmez.”
Anne, son olarak avucunu açtı ve kalan kumu gösterdi kızına. Yumruğunu sıktıkça dökülen kumlardan geriye sadece bir tutamcık kalmıştı.
Avuçta kalana baktı ve burun kıvırdı kız: “Bu bize yetmez. “dedi. “Yetmez… ” Kalbindeki taze bir heyecanla ayağa kalktı, kızıllaşmış ufukta, bir süre gözlerini gezdirdi. Tekrar: “Yetmez!” diye yineledi. “Ama yetecek kadarı avuçlamalıyız…” diye mırıldandı. Yeniden umutlanmıştı. Tekrar çöktü kumlara. Elini olabildiğince açıp alabildiğince kumla doldurdu. “Bu kadar!” dedi ve yürüdü. Annesi arkasından gülümseyerek baktı.
***

FARUK HAMİD ÇELİKTAŞ / DERİNDUNYA MEDYA

Benzer Haberler